MANKURTLAŞIYORUZ


Tarihsel gelişim içinde aynı toprak parçası üzerinde birlikte yaşayan ve ortak geçmişi olan, birçok temel çıkarı için işbirliği yapan insanların bütününe toplum diyoruz. Kısaca biz yani, hepimiz. Kadını, erkeği, çocuğu, genci, yaşlısıyla biz.

Ve toplumda herkes birbirine ayna gibi. Karşıdakine bakıyorsun kendini görüyorsun. Baktığın kişi aslında gördüğün sensin. Sen neysen karşındaki de o.Sen iyiysen o da iyi, sen ahlaklıysan o da ahlaklı, sen çalışkan ve dürüstsen o da çalışkan ve dürüst, sen hırsızsan o da hırsız, sen şiddetten yanaysan o da şiddete eğilimli.

İnsan kendini pir-ü pak görür. Kendine toz kondurmaz. Ama topluma bakınca yolunda gitmeyen bir şeyler olduğunu görüyoruz. Her gün biraz daha hayret ediyoruz. Bunları yapan biz miyiz diyoruz. Vurdumduymazlık, boş vermişlik, duyarsızlık, laubalilik, adam sendecilik almış başını gidiyor. Bu her alanda böyle. Çok üzücü bir durum gerçekten. Mankurtlaştırılıyoruz. Lanetlendik mi diye düşünüyor insan bazen.

Bozulma her alanda son sürat devam ediyor. Reçete nedir? Reçete biziz. Herkes kendini düzeltirse toplum düzelir. Bozulma dedim de özellikle gençlerin, ergenlerin kullandığı dildeki bu bozulma ve yozlaşma, üzücü. Gençlerin bu kendi aralarında anlaşma biçiminde dil bir takım değişikliklere uğruyor. İnternette, sosyal ağlarda Türkçeyi gelişigüzel kullanıyorlar dilbilgisi kurallarına dikkat etmiyorlar. Dili kurutuyorlar, dalını budağını kesiyorlar zayıf bir dil kullanarak dilin ahengini yok ediyorlar.

Gençler bunu bilerek mi yapıyor? Bu sorunun cevabı oldukça zor. Bize anlaşılmaz gelen onlara basit geliyor. Hızlı düşünüp hızlı konuşuyorlar ve bu tempoda birbirlerini çok kolay anladıklarını söylüyorlar. Elbetteki değişim hızlı ve değişimi takip etmek zorundayız ama bu telaşa gerek yok. Dili kullanırken itina göstermek zorundayız. Çözümü için ilkokuldan itibaren internet okuryazarlığı üzerine eğitim vermek gerekiyor. Bu alandaki büyük boşluğu doldurmak zorundayız.

Gerçi Köprülü “Bin yıllık alışverişten galip çıkan Türkçedir.” der evet Türkçenin tarihteki gelişim sürecine baktığımızda çektiği çileleri görürüz hala ayakta olmasını güçlü olmasına bağlarız ama insan gene de dili için, milleti için, vatanı için endişelenmeden duramıyor.

Yorum yazın

UYARI : Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.

Ayla Coşkun Ceren yazıları

18MAR2021