UTANMASA (!) BİZİ FETÖCÜ YAPACAK!

Ovit dağlarında dolaşmadan, ovalarda köyümün kızlarıyla konuşmadan direk konuya girelim.

FETÖ sanığı eski Rektör Hayri Coşkun (ki Rektör demekten imtina ediyorum) ifadesinde;

‘Mehmet Demirci ile İmdat Aslanda incelenmelidir demiş.

Keşke Hayri Bey, keşke inceleselerdi de, yıllardır verdiğimiz mücadeleyi anlasalardı, sen elini kolunu sallayarak o mahkemelere gidemeseydin.

Fakat, başında eski Emniyet Müdürü Mustafa Kızılkayanın olduğu bir soruşturmadan fazlasını beklemek çok iyi niyetli bir düşünce olurdu.

*** 

Yeri gelmişken, Bolu Ağır Ceza Mahkemesi heyetine TÜRK Milleti adına teşekkür etmemiz gerekiyor.

Bu ülke sözde Ergenekon davalarını da gördü.

Her zaman söyledik; ne olur biz onlar gibi olmayalım, onlara da Büyük TÜRK adaletini gösterelim.

Şükür ki, ilimizde bunun en güzel örneğini yaşıyoruz.

***

15 Temmuz sonrası yargılamalar başladıktan sonra elimizden geldiği kadar uzak durduk.

Gazeteci olduğumuzu unutmadık ve yargının işine karışmak istemedik.

Hayri Coşkunda ki ısrarımız, o dönemlerde hala görevinde olmasıydı.

Görevinden istifa ettikten sonrası bezi ilgilendirmez. Tutuklanıp tutuklanmayacağı yargının işi…

Fakat gördük ki, yıllardır hiçbir teknik takip yapılmamış, dosyaya delil konulmamış.

Asıl üzerinde durulması gereken Ufuktan Yiğit, Hayri Coşkun birlikteliği ortaya çıkartılmamış.

Çocuklarının son güne kadar Fatih Kolejine devam etmesi ve son gün devlet okuluna alırken dönemin Milli Eğitim Müdürü İbrahim Çavuşoğluna söylediği es geçilmiş.

Bir türlü cevap verilmeyen ve internet sitesinden kaldırılan BAP Projeleri ise cabası.

Daha neler neler…

Lakin dedik ya Mustafa Kızılkayanın Emniyet müdürü olduğu bir yerde fazlasını bekleyemezdik.

Bizim cengaverlere şimdilik dokunmayalım.

Yüreğim el verip kıyamıyorum!

*** 

Başa dönelim;

Tutanaklara geçmese de, Hayri Coşkunun benim ve İmdat Aslanın incelenmesini istemesi karşısında şaşkınlık yaşayanlar telefonla aradılar;

‘Mehmet Hayri Coşkun, senin ve İmdat Aslanın incelenmesini istiyor. Yakınlardaysan mahkeme salonuna gelsene, bi görsün seni…

Verdiğim cevap açıktı;

‘Şaşırmanıza gerek yok, Peygamber Efendimizin Fetullah Gülenle her ay toplantı yaptığına, Hz. Yusufun cezaevine gelip sabah namazı kıldırdığına inanan bir yapıdan ne bekliyorsunuz. İnsaflı davranmış dedim.

***

Şimdi birçok kişi Hayri Coşkunun örgütle olan ilişkisini soruyor.

Söyleyeceğim şudur;

Geçmiş dönem seçimlerinin birinde, Süleymancılar Rahmetli Süleyman Demirel ile anlaşmışlar.

‘Bize bir bakanlık verirsen seni destekleyeceğiz demişler.

Demirel kabul etmiş.

Seçim bitmiş, Süleyman Demirel Başbakan olmuş ama kabineye Süleymancıların istediği bakanı almamış.

Bir zaman sonra Demirelin Isparta ziyaretinde, Süleymancılar;

‘Sen bizden Bakan yapacaktın yapmadın, biz san küstük demişler.

Süleyman Demirel her zamanki hazır cevaplığıyla;

‘Bakanda ne ki, ben sizden Başbakan yaptım demiş.

Şimdi Hayri Coşkunun da durumu budur.

Fakat Hayri Bey, sadece Başbakan yapmakla kalmamış, Başbakan yardımcılığı da vermiş, Bakanlıkta vermiş, Milletvekilliği de…

***

Unutmadan,

Hayri Beyin savunmasını kurduğu düşünce üzerinden, 15 Temmuz sonrası Üniversitede kurulan komisyonlar, alınan kararlar, ihraçlar incelendiğinde çok pis kokuların geleceğine inanıyorum.

Bunları yüksek rakım mı çarpıyor, yoksa orada ne yiyip ne içiyorlar bilmiyorum ama bizi saf yerine koymaya çalışıyorlar ya, işte buna çok içerliyorum…

Yorum yazın

UYARI : Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.

Mehmet DEMİRCİ yazıları

27AĞU2017