DOĞRU, GERÇEK DEĞİL!

DOĞRU, GERÇEK DEĞİL!

Hangi çağın muhakemesini yaptık ki, bu çağınkini yapalım. 

Tarih yine doğruyu yazmayacak. 

Kalemlerde birilerinden yana. 

Her taraftan olduk ama bir türlü vatandan yana olmadık.

***

Takip edenlerde derdimin siyasiler veya bürokratlar olduğunu zannediyor, 

Hayır,

Umurumda değiller.

Dante, Beatrice’yi hiçbir zaman hak etmedi. 

O Krallara layıktı,

Dante’nin Dünya Cenneti’de yalan.

Fuzili’nin yalanları kadar yalan,

Edebiyatın doğruları kadar gerçek,

Lakin doğru; gerçek değil,

Elbet bilinecek!

***

Yunan mitolojisi ölümlerle doludur. 

Avrupa’nın en iyi bildiğidir katliamlar. 

Ve Firavunlar,

Kabiller soyudur onlar,

Bir biz bilemedik.

***

Flaubert; ‘Madame Bovary benim’ der. 

Ama ben yazdığım adam değilim. 

Ben kendimin değil, ülkemin acılarını yazıyorum. 

Bazan tükeniyorum. 

Bir Manu olsam diyorum. 

Tek başıma dağa çıkıp yeniden bir soy üretsem. 

Olur mu? Olur. 

Olmaz deme,

Asena’ya inanan, Manu’ya neden inanmasın.

***

Şimdi Augias’ın ahırında Herakles olmamızı istiyorlar. 

Sonunda başımızın kesileceğini bile bile 30 ineğe tamah mı edelim.

Hayır!

Promete, gökten ateşi çaldığı için azap gördü, 

Ya biz! 

***

Bunlara biri Samson’u anlatsın. 

Oysa bütün gücü saçlarındaydı. 

Ah fahişe Dalila, nasıl kıydın onlara!

Bende kıydım, o uzun saçlı çocuğa,

Benimkisi farklı ama;

Annemin; ‘Uşuğum bağa benzeyeceğune, babana benzesan ya’ sitemi yüreğimde.

***

Artık hiçbir yağmur, hiçbir dere, hiçbir hamam temizleyemez kirlenen yüreklerimizi.

Sen bana bakma!

Sen, mavi gözlü bir çocuk çiz tuvale, çöl ortasında. 

Sen, menekşe saçlı bir şiir yaz.

Sen, at bin kılıç kuşan bozkırlarda; 

Bozkırlar ki Aytmatov’un memleketi.

***

Daha önce de yazdım;

Azla yetinmeyi, kanaatkar olmayı öğretti hayat. 

Bu yüzden hep ince dudaklı kadınlar sevdim, öpmeye doyamadığım. 

Peki sizde ki bu doyumsuzluğu, hırsı neye yormalı. 

Bir kuşun kanadında can bulup Şah Cihan Dağına konmalı. 

Veya bir yağmur damlasının seyrinde, Çamlıbel’de hayat bulup,

Köroğlu’na yoldaş olmalı. 

Yok canım daha neler. 

Ebu Osman Hiri gelsin başucuma.

Melami sakinliğinde bedenim, 

Bu duruma alışmalı.

Ruhum Hakk’a vuslata ulaşmalı. 

***

Evet Nuh’un gemisini yapacağım ilk tufanda. 

Lut’un kavmi ateşli taşlarla azaplanırken Hazerfen’in gözlerinde uçacağım Galata’dan. 

Boğazı geçmek eşsiz bir duygu!

İsrafil sur-a üflediğinde susacağım ve yarına uyanacağım.

Bir ben olacağım, tek ben.

Kendimle hesaplaşacağım... 

Yorum yazın

UYARI : Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.

Mehmet DEMİRCİ yazıları

6MAR2026