Bir deniz ülkesiydi memleketim. Ümidimizi hiç bir zaman kaybetmezdik.
Okuldan çıkar sahile koşardık.
Sırtımızı kayalara yaslar onu beklerdik.
Hasan çorabında sakladığı sigarasını çıkartır yakardı.
‘Al sende yak derdi. Her defasında ‘yok, annem kokudan anlar derdim.
Eşek kadar adam oldum her sigara yakışımda annem kokudan anlarmı diye hala korkarım.
Gözlerimiz sahilde, çıka gelirdi.
Erik dalı gibi incecik ayak bilekleri.
Hangi dağın ceylanıydı da kaçıp buralara gelmişti.
İstiridye gibi parlak tırnakları, tül gibi, gül yaprağı gibi parmakları.
Sahilde köpüklü dalgaların yıkadığı çakıl taşları gibi benbeyaz teni…
Hasan bana döner;
‘Bu kızı yaratan Rabbim başka şeyleri niye yarattı ki. İnsan bir ömür seyretse yinede doyamaz derdi.
Hikaye uzun,
Aradan yıllar geçti.
Hasan çay fabrikalarında, sakalı bıyığı birbirine karışmış yüzleri çatlayan toprak gibi çizgilerle bölünmüş adamlarla vardıyalarda çalışıyor.
Bense burada siyasetçilerin, bürokratların fitneleriyle, fesatlarıyla uğraşıyorum.
***
Ahhh Bolu dağının hudutsuz ormanları,
Kürkünü giymiş gibi heybetli çam ağaçları.
Ve onların arasında her biri tavus kuşu misali sızan güneşle parıldayan küçücük fidanlar.
Yeşilin içine, çimenlerin üstüne sızan, onları merhametle kucaklayan duman.
Bir bebek gibi yapraklarla oynayan rüzgar.
Sizler olmasanız kim temizleyebilirdi içimdeki küfürleri.
Taşların arasından sabah meltemi gibi türküler söyleyerek akan Aladağ çayı,
Sen olmasan kime tövbeleyebilir, kime kırklandırırdım sövmelerimi…
***
Siyaset benide kirli hesabına katıyor.
Siyasetçilerin sözleri, yalanları bir yılan gibi sarılıyor boynuma.
Ak Partide sistematik! Düzce toplantıları başlamış.
Sistematik olması önemli!
Şunun şurasında kongrelere ne kaldı ki.
Ahhh erik dalı gibi incecik bilekli kız.
Kim bilir şimdi hangi kara kazanlarda kaynıyor elma beyazı tenin…
***
Ya CHP!
Tüm suç bizde.
Öyle ya, hiç birinin beklentisi yok.
Fitneyi gazeteler çıkartıyor.
Baksan, hepsi örgütün emrinde.
Ya kapı arkasında alkölün etkisiyle yönünü şaşırmış küfürler.
Yüzyüze gelindiğinde, canım kardeşim bütünlüğünde.
Sarhoş gecelerin, ayık sabahlarında ki zihin kaybı.
Hatırlamıyorum muhabbetinde…
Bunu da geçelim.
***
Henüz 6 ay olmuş biraz sabır merhametinde diller.
Ya düzen, aynı düzen!
İktidara gelinince unutulan sözler.
Zengine 500 bin koymaz ama ya fakir ne yapsın.
Necip milletin yolsuzluk feryadı.
Kim dur diyecek?
Dedik ya köyün delisi ben değilim.
Ahhh günden güzel Ayşe,
Ay parçası tenin hangi kara kazanlarda kaynatılıyor şimdi…







