HEPİNİZ .BNESİNİZ!

Bizim Temel bahçesinde ekine zarar veren ve kendi canı da tehlikede olduğu için ayıyı vurur. Ayı vurmak yasak olduğu için, hapis cezası olduğu için mahkemelik olur.

Mahkemede hakim sorar: “Oğlum anlat hele ne oldu, nasıl oldu ?”

Başlar anlatmaya: “Ben tam bahçedeydim, ekinlerle uğraşıyordum bir ses duydum döndüm arkama bir baktım ki koca bir ayı, çektim silahımı vurdum.”

Hakim: “Ne, ne yaptın ne yaptın vurdun mu?”

“Evet”

“Bir de söylüyor musun vurdum diye”

“Evet hakim bey”

“Şimdi hapse gideceksin, kaç yıldan başlıyor hapis cezası biliyor musun?”

“Hapis mi, nasıl yani anlamadım hakim bey?”

“Yasa var, ayı vurmak yasak, 5 sene cezası var”

“Bu yasayı kim çıkarıyor hakim bey?” diye sorar Temel.

“Mecliste Milletvekilleri.”

Temel dayanamaz;

‘Hakim Bey, ayı ayılığıyla adamını bulup Meclisten yasa çıkartıyor ve benim adamım yoksa, sen beni as…”

Şimdi bizim vatandaşlarımızın, esnafımızın durumunun da Temelden farkı yok.

***

Yaş ilerledikçe gazete dağıtımı yoruyor artık.

BESOBun önünde biraz soluklanayım derken, boyuna ve enine cüsseli babayiğit bir delikanlı.

Elinde bazı evraklar, hızlı adımlarla yaklaştı.

‘Sırtınızı dayamışsınız siyasiler, ohhh gelsin ballı pastalar, esnafı-vatandaşı düşünen yok…

Bana söylediği her halinden belli ama duymamazlıktan geliyorum.

‘İşiniz iş sizin, millet asgari ücretle günde 12 saat çalışıp evine ekmek götürmeye çalışıyor…

Elimi cebime atıyorum.

Doğalgazın kesme kağıdı gelmiş.

Tarihe bakıyorum, bugün son.

Elektrik faturası da gelmişti, neredeki o.

Ha işte onu da buldum.

Cebimdeki parayı hesap etmeye çalışıyorum.

Adam susmuyor;

‘İşyerini açarken 600 lira paramı aldılar. İflas ettim kapatıyorum, 90 lira daha istiyorlar. Bunları yazsanıza. Belediye işese haber yapıyorsunuz…

Telefonum çalıyor. Ev sahibi;

‘Abi kirayı yatırmamışsın…

Sessizce ‘tamam diyorum, ‘bugün yatırırım inşallah

Adam ısrarcı söylenmeye devam ediyor.

Şimdi ne yapacağım.

Kirada nereden çıktı.

Ya elektrik, doğalgaz ne olacak.

Tüh kapıcıda 2 aylık aidatı istemişti, bu akşam vermesem ayıp olur…

Susacak gibi değil; ‘Tabi yazmazsınız. Her ay belediyeden gelsin, partiden gelsin, odalardan gelsin. Hadi söyle utanma ayda kaç para alıyorsun Tahir Gayretten…

Hay senin Gayretine de sana da, şimdi parayı nereden bulacağım.

Şu kuyumcu abone parasını ödememişti ona gideyim.

Bizim Mustafaya da uğrarım onunda aboneliği bitmişti.

Tüh şimdi aklıma geldi Bülentten 200 lira borç almıştım, onu ne zaman verecektim.

Çimentonun ilan faturasını yeni kestim haftaya anca yatar.

Ev sahibini arasam haftaya desem mi ki…

Yok ya ayıp olur…”  

‘Ne oldu, niye cevap vermiyorsun. Oh giyimde fiyaka, gazeteciyim diye hava atıp kızları da götürüyorsundur. Nasıl olsa oturduğun yerden para geliyor. İşiniz iş Vallahi, esnafı düşünen yok…

Kulağım delikanlının söyledikleriyle çınlıyor.

Gazeteciler senin dediğin gibi değil, millet adına sıkıntı çeken insanlardır diyeceğim ama delikanlının gazeteciler için oluşturduğu hayali bozmak istemiyorum.

Ama biran önce gidip para bulamazsam doğalgazım kesilecek.

Neyse diyorum içimden şu delikanlının sorununu bi dinleyeyim.

Kafamı kaldırıyorum ki, çoktan köşeye kadar gitmiş,

Oradan bir elinde evraklar havaya kaldırıp bana doğru sallayarak;

‘Bunları yazın bunları. Siyasetçilerin gö.ünü yalamayın. Hepiniz .bnesiniz…

Yorum yazın

UYARI : Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.

Mehmet DEMİRCİ yazıları

28OCA2018