Sayın Rektörüme Mektup

Sayın Rektörüme Mektup

Gazetemiz imtiyaz sahibi Sn. Mehmet Demirci’nin müsaadeleriyle, onun ihtisas alnı olan mektup formatındaki köşe yazılarına bir kez daha musallat olarak bu mektubumu kaleme alıyorum.

Sayın Rektörüm Prof. Dr. Faruk Yiğit, öncelikle Doğanın Kalbi Bolumuza hoş geldiniz diyorum. Bu vesileyle selefiniz Prof. Dr. Mustafa Alişarlı’ya da bundan sonraki kariyerinde ve hayatında başarılar diliyorum. Her ikinizin fotoğrafını yan yana koyup baktığımda abi kardeş benzerliğine yakın dış görünüşlere sahip olduğunuz söyleyebilirim. Siyasi eğilimlerinizin ve öz geçmişinizin de benzerlikler taşıdığını söylemek herhalde yanlış olmaz. Sakın ön yargılı bir profil çıkarmaya çalıştığımı düşünmeyin bu zaten benim kişiliğime asla uymaz. Başarılarla dolu bir öz geçmişiniz olduğunu görüyoruz ve bundan da memnuniyet duyuyoruz. Selefiniz Sn. Alişarlı ‘da kendi alanında önemli bir isimdi. Böyle olmasına rağmen bir türlü Bolu kamuoyu ile istenilen uyumu yakalayamadı ve eleştirilerin hep odağında olarak görev süresini tamamladı. Bu uyumsuzluğun bence en önemli noktası siyaset kurumudur. Siyasetin musallat olduğu her yer maalesef bozuluyor. Partizanlık, bu ülkeye İttihat ve Terakki ile girmiştir. Yani ne olursa olsun bizden olsun mantığı bugün de devam etmektedir.

Sayın Rektörüm, savunma sanayinde ki başarılı karayeriniz başta Bolu’nun sanayicileri olmak üzere, basınımızın sürrealist temsilcilerini oldukça heyecanlandırmış olmalı ki son günlerde Bolu’ da sanayi hamlesi başlıyor naraları ve başlıkları atılmaya başlandı.  Öyle ki, üniversiteye rektör ataması değil de bir hemşerimiz Sanayi ve Teknoloji Bakanı olmuş gibi ya da ilimize yeni bir vali atanmış yeni bir TSO başkanı seçilmiş zannedersiniz! Eminim ki siz de bu duruma şaşırmışsınızdır.

Sayın Rektörüm, Bolu’da yıllardır sanayimi yoksa turizm şehrimi olalım geyiği yaşanır. Kişisel görüşüm Bolu gibi özel bir coğrafya asla sanayi şehri olmamalıdır. Yoluna turizm şehri olarak devam etmelidir. Bugün Türkiye’de ki sanayi şehirlerinin hali ortadadır.  Sanayi şehri olma hülyası kefenine cep diktirten belli bir zümre dışında Bolu’ya hiçbir fayda sağlamayacak zaten kısıtlı olan toprağını yok ederek ucuz iş gücü göçüyle olmayan alt yapısını daha da zorlayacaktır. Bu durum Bolu’nun tüm kendine has özelliklerini yok edecek bir hayaldir.

Sayın Rektörüm, dün bir sanayi ve teknoloji bürokratıydınız bugün bir eğitim neferisiniz. Bu ülkeyi geleceğe taşıyacak beyinleri eğitmek ve onları geleceğe hazırlamakla mükellefsiniz. Dolayasıyla esas görevinizi odaklanmanızı dilerim. Abant İzzet Baysal Üniversitesi’ni nasıl daha başarılı bir konuma taşırım öncelikli hedefiniz olmalı. Bolu ile üniversitemizi nasıl daha entegre hale getirebilirsiniz mesela? Aradaki rakım farkını nasıl eşitleyebilirsiniz? Bolu’ya ikinci bir üniversite kurulumuna öncülük edebilir misiniz? Bolu’yu bir eğitim turizmi destinasyonu haline getirebilir misiniz? Tabi’ ki geçmiş birikimlerinizi Bolu için kullanmanız bir avantajdır. Bolu’da havacılık festivali, teknoloji festivalleri düzenlenmesine ön ayak olmanız, seminerlerin kongreler düzenlemeniz bizleri çok memnun eder.  Örneğin mevcut beyaz eşya yan sanayi firmalarımızı savunma sanayine entegre etme projeleri geliştirebilirseniz. Bu tip çalışmalar büyük taktir toplayacaktır. 

Sayın Rektörüm, bütün temennimiz iyi ve başarılı işlere imza atmanız yönündedir. Bir kez daha Doğa’nın Kalbi Bolu’ya hoş geldiniz diyor saygılarımı sunuyorum.

Yorum yazın

UYARI : Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.

Cumhur BANDAKÇIOĞLU yazıları

14NİS2026