Nereden Başlasam Nasıl Anlatsam!

Nereden Başlasam Nasıl Anlatsam!

Ülke ciddi bir siyasi kaosa mı sürükleniyor diye düşünmekten kendimi alamıyorum. Yerel yönetimlerde  2019 seçimleriyle  başlayan  değişim 2024 yerel seçimlerinde CHP’nin 1977 seçimlerinden sonra aldığı en yüksek oy oranıyla  büyüyerek devam etmişti.  Bu değişim doğal olarak mevcut iktidar için pek te bekledikleri bir sonuç değildi. 2019 yılının ilk ayı itibarıyla hemen hemen bütün CHP’li belediyelere her ay Sayıştay müfettişler gelmeye başlamış ve iş adeta rutin bir faaliyete dönmüştü. 2024 yılına kadar birkaç belediye haricinde herhangi bir olumsuzluk yaşanmazken. 2025 yılı itibarıyla CHP’li belediyeler peşi arda yolsuzluk operasyonlarına maruz kaldığını hep birlikte izliyoruz.

Açıkçası, ben 2019 yılından bu yana gelen müfettişlerin 2 ayrı defterimi vardı diye düşünmeye başladım. Acaba bütün belediyeler, 2025 yılını günah yılı olarak mı belirlemişti. Yoksa CHP’li belediyelere özellikle mi bir alan açılmıştı. Belediyeler de ki yönetim sistemleri hemen hemen her belediyede yani hangi partiden olursa olsun aynıdır. Gelir kalemleri, gider kalemleri birbirinin benzeri ve tekrarıdır. Siyasi partilerin belediyeleri önemsemesinin, genel başkanların, belediye başkanlarını el üstünde tutmasının sebebi tabi ki sadece yapılan hizmet ve vatandaş odaklı çalışmaların genel seçimlere yansıyarak iktidara giden yolu açmaları değildir.  Belediyelerin  siyasi partiler tarafından önemsenmesinin ve arka bahçelere dönüştürülmesinin en önemli sebebi siyasetin, siyasetçinin finansı ve idamesi olarak görülmesidir.  Bu ülke de biraz ahlak ve vicdan sahibi olan herkes yetim hakkı yiyen herkesin kaşsısındadır.   Kamuoyunun rahatsızlığı operasyonların tek  taraflı olduğuna inanmasıdır ve bu konuda pekte haksız sayılmaz. Baklava kutusuyla, ayakkabı kutusunu ayrı tutamayız. AK Partili Ankara Büyükşehir Belediyesinin ANKA PARKI’nı yok saydığımız sürece hiç kimseyi hukukun üstünlüğüne ve bugün olanlara inanmasını bekleyemeyiz.

Yerele dönecek olursak! Bolumuz bu hafta tarihinin belki de en önemli hukuk davasına şahit olacak. Bütün Türkiye’nin gözü kulağı Bolu’ya çevrilecek. Ülke gündemine  Bolu ismi bir kez daha oturacak. Bolu’yu alışılmışın dışında bir hafta bekliyor. Dava sonucu ülkemiz adalet sisteminin bir imtihanı olarak da tarihe geçecek. Belki de çıkacak sonuç bir hukuk doktrini  olarak literatürde yerini alacak. Adil bir yargılama hepimizin ortak dileğidir. Adalet sistemimizin de sıkıntı içinde olduğunu Yargıtay’a, giden dava dosyalarının yarıdan fazlasının Yargıtay tarafından bozulduğunu ve kararların değiştirildiğini biliyoruz. Umarım Bolumuz bu zor sınavını en iyi şekilde verir ve hiçbir zaman bir daha böyle bir olaya maruz kalmaz.

Şehrimizin diğer  önemli bir konusu ise Boluspor! Boluspor’da amigoluktan  kulüp başkanlığa uzanmış ve hayatının en verimli yıllarını Boluspor’a adamış Yener Abi  bana her zaman Bolu’da ki en zor işin; Boluspor’u  yönetmek olduğunu söylemiştir. Ve bana ne Boluspor’u, ne de yönetenleri asla eleştirme onları üzecek yazılar yazamama direktifi vermiştir. Ben’de onun bu uyarısını hep canlı tutar ve Boluspor’la ilgili çok mecbur kalmadıkça herhangi bir eleştirisel yazı yazmam.

Boluspor’da son kongreden sonra  seçilen yeni yönetim ve Başkan Mahmut Alan  ateşten bir gömlek giydiler. Takip ettiğimiz kadarıyla gelinen noktada  Bakanlığın da konuya müdahil olması ve kendisine onay vermemesi işi daha da karmaşık bir hale çevirdi.  Sonucu hep birlikte göreceğiz. Gözüken o ki Boluspor’u bu yıl da oldukça zor bir sezon bekliyor.

Yorum yazın

UYARI : Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.

Cumhur BANDAKÇIOĞLU yazıları

7TEM2025