Sevgili Mehmet Demirci yine müsaadenle bir mektup yazıyorum. Ben bu mektup yazma işini sevdim. Sayın Valime yazdığım mektup sonrası birçok telefon aldım. Her ne kadar vilayetin önü halen daha ikinci el oto pazarı gibi olsa da vatandaşların benimle aynı fikirde olması beni hem memnun etti hem de motive eti. Bir de şu mektuplarıma Asiye Hala gibi üçüncü bir kişiyi de katabilsem mektupların çok daha etkili olacağına inanıyorum. Sahi Asiye Hala nasıl epeydir sesi soluğu çıkmıyor. Sağlığı sıhhati iyidir umarım. Onun mübarek ellerinden öperim. Neyse biz dönelim mektubumuza.
Sayın Başkanım Tanju Özcan, oldukça uzun zaman oldu bir araya gelmeyeli. En son 2023 yılının 16 Mart’ında İsmail Özgüneylioğlu’nun odasında oturmuştuk, benim meclis üyeliğinde ki son günümdü. Daha sonra 02 Eylül 2023 de Deniz Aksoy’un düğününde Mehmet Karakaya Abi ile birlikte sohbet etmiştik. O gün bugündür hemen hemen hiç yan yana gelemedik. Bende birçok kişi gibi medyadan takip ediyorum sizi.
Her ne kadar belediye ile hiçbir bağım olmasa da halen daha beni arayanlar ve çeşitli şeyler isteyenler oluyor. Bende sorumlu arkadaşlarımıza bir kısmını iletiyorum, bir kısmına da baştan olumsuz cevap veriyorum. Sağ olsun gerek seçilmişler gerek atanmışlar gerekse çalışanlar yardımcı oluyorlar.
Meclis toplantılarına da bazen şöyle bir bakıyorum ama bir dönem önceki tadı alamıyorum. Belki de bana öyle geliyor. Sanki bizim dönemimizde daha fazla heyecan var gibiydi. Hem sayısal aritmetik hem de muhalefetteki, Burak Balaban, Semih Dimcioğlu, Uğur Akbay, Hacer Çınar, Necdet Çakır gibi isimler tansiyonu yükseltiyordu. İç muhalefette fena değildi. Feridun, Onur, Hakan, Mansur Ağabey, Begüm Hanım, Ben sonrasında İlkay’la daha dinamik meclisler oluyordu.
Bu arada o zaman daha bir popülerdin dışarıda sana selam söyleyenler, sevgi ve saygısını iletenler çoktu. Aramızda kalsın bazen bu duruma gıcıkta oluyordum. Şimdi üzülerek söylüyorum sevgi reytinginde biraz düşüş var. Bu akşam (04.11.2025) sol tandanslı önemli bir radyonun önemli bir programcısı şu kaşar meselesini ve Umre helalleşmesi ile ilgili; ‘tuhaf ülkenin tuhaf siyasetçisi’ yorumunu yaptı, bilgine.
Umre ziyaretin hayırlı olsun, güle güle git, güle güle gel. Özellikle Mescid-i Haram’ın içinden geçip Kâbe-i Muazzama’yı ilk gördüğün an ciddi olarak etkileneceğini düşünüyorum.
Neyse başkanım, biz dönelim dünya işlerine. Geçtiğimiz ay biliyorsun emlak vergilerinin 2. taksitini ödedik. Malum hayat pahalılığı almış başını gidiyor. Bolu Belediyesi içinde emlak vergilerinin yüksekliği konusunda kamuoyunda genel bir kanı var. Geçmiş dönemde kredi kartına 2-3 taksit yapıyorlardı bu dönem taksit olayı kalkmış. Hemen hemen bütün bankalar gelir vergilerinde taksit yaparken halkçı belediyemizin kredi kartına taksit yaptırmaması kabul edilemez bir durum. Bu konuyu gözden geçirmeniz vatandaş için oldukça önemli.

Bir de kafamın takıldığı bir konu var. Şu kaldırımlar araçların çıkmaması için yapılan beton dubalar! Bu dubaların mecburiyetten konduğunu biliyorum. Çünkü insanımız laftan sözden anlamıyor ama bu dubaların üzerine çakılan metal üzerine Bolu’yu Seviyorum yazıları inan ciddi bir israf. Türkiye’nin birçok belediyesi aynı israfı yapıyor. Zaten bu ülkenin en büyük becerisi insanların ve yönetimlerin birbirlerinden kötü örnekler alması. Bolu’nun ben bu şekilde sevileceğine inanmıyorum. Bu gereksiz ayrıntı olsa olsa bu işi alan reklamcısından başka kimseye bir fayda sağlamaz.
Beni biliyorsun başkanım bazen böyle küçük ayrıntılara takılıyorum. Ama takıldığım her şey inan hem Bolu için hem de senin yönetiminde ki Bolu Belediyesi içindir.
Bu vesileyle gözlerinden öperim.
Geçmiş dönem meclis üyen,
H. Cumhur Bandakçıoğlu...







