Ortalık Yangın Yeri!

Ortalık Yangın Yeri!

Malumunuz gezegenimiz bir kez daha kan gölüne dönüştü. 2026 yılının henüz başında birçok bölgede savaşlar ve çatışmalar devam ediyor. Hemen üstümüzde yaşanan Rusya – Ukrayna savaşı yetmezmiş gibi durduk yere İran- ABD/ Israil savaşının başlaması başta Ortadoğu olmak üzere dünyayı baştan aşağı etkilemiş durumda. Dünyanın  en önemli enerji kaynaklarının üstünde yaşanan bu savaş bütün dengeleri  bozdu. Her zaman olduğu gibi  olan  yine masum insanlara oluyor.  Savaşın hemen başlangıcında İran’da kız öğrencilerin bulunduğu okula yapılan saldırı ve ortaya çıkan  tablo hepimizin içini kora çevirdi. Varoluşunu büyük acılara dayandıran ve bunu yıllarca işleyen bir ırkın devletinin  başkalarına yaşattığı büyük acıların mantığını anlamak ve de kabul etmek mümkün değildir. Muhakkak ki bugün yaşananlar ve  yaşatılanlar kendilerine yıllarca sürecek bir paranoya mahkûm edecek ve kendi halkına ve ırkına yapılmış en büyük kötülük olarak tarihlerine geçecektir. İran’ı potansiyel suçlu ilan edip cezalandırmaya kalkan ABD ve Israil İran’ı bombalarken, aynı zamanda bütün dünya ülkelerinin de ekonomilerine bombalamıştır. Bu durum dünya halkları tarafından bilinmekte ve sorgulanmaktadır.  Bu tablonun sahipleri her geçen gün kendilerini yalnızlaştırarak sürdürülebilir olmaktan uzak bir geleceğe adım atmaktadırlar. 

Dünya gündemi bu savaş ile yanıp tutuşurken ülkemizdeki  yerel siyaset gündemi de iyiden iyiye harlanmış ve  Bolu’ya da sıçramıştı.  Yaklaşık 4 yıl belediye meclis üyeliği yapan bir vatandaş olarak şunu bir kez daha açık bir şekilde söyleyebilirim ki bu ülkede belediyeler bu yaşıma kadar gördüğüm en sorunlu yapılardır. Bununda en önemli sebebi 5395 sayılı belediyeler kanunu ve siyaset kurumudur. Geçmiş dönem Belediye Başkanımız Aladdin Yılmaz’ın meşhur bir söylemi vardı; ‘Bir Para Basamam, Bir de Adam Asamam’! Keza bugün görevden alınmış Tanju Başkan’da birçok seferinde; Belediye Başkanlarına verilen yetkileri makama oturunca gördüğünü ve inanamadığını söylemişti.

Maalesef ülkemizde belediyeler asli görevlerinin dışında birçok konuya maydanoz edilerek bugün yaşananların yolu açılmıştır. Öncelikle devlet vatandaşını belediyelerin esas hizmet konuları dışında hiçbir şeye muhtaç etmemesi gerekir. İşsizlik başta olmak üzere vatandaşını belediye kapılarına muhtaç eden bu sisteme ek olarak siyasi kutuplaşmaların getirdiği olumsuzluklar belediyelerdeki kurumsal çürümenin kapısını açmaktadır.  Sadece para basılamayan ve adam asılamayan  günümüz belediyelerinin denetim görevi istisnasız eşit bir şekilde yapılmalıdır. Bugün olduğu gibi  sadece muhalefet partili belediyeleri mercek altına alıp  denetlemek diğer tarafı görmezden gelmek ya da kayırmak inandırıcı olmamakta ve kabul görmemektedir.  Belediyelerimizin  bu hale gelmelerinin baş sorumlularından bir tanesi de siyasi parti genel merkezleridir. Örneğin, eğer CHP’li belediyelerde sorun varsa bunun birinci dereceden sorumlusu CHP Genel Merkezi’dir. Eğer bugün Tanju Özcan Sincan’daysa bunun en önemli sebeplerinden bir tanesi Yerel Yönetimlerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcılığıdır! 

5395 sayılı kanun en kısa zamanda revize edilmeli, Siyasi partiler kendi iç denetimlerini güçlendirerek belediyelerini disiplin altına almalıdır.  Türkiye Cumhuriyeti’ne hükümet eden siyasi partiler belediyeleri kendi siyasi görüşleri, menfaatleri, şahsi çıkarlarına alet etmeyecek sadece toplumsal çıkarlara ve görev sınırları belli ihtiyaçlara hizmet eden kamu idarelerine dönüştürecek yapıya kavuşturmak zorundadır. 

Yorum yazın

UYARI : Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.

Cumhur BANDAKÇIOĞLU yazıları

25MAR2026