SU, SU, SU GENEDE SU!

İlimizin bulunduğu coğrafi yer göz önüne alındığında, ormanlık alanı bol, yer üstü ve yer altı suları bol olan şanslı sayılabilecek illerden birisiyiz. Fakat bu coğrafi şanslılığımızı kullanabiliyor muyuz derseniz, bence hayır. Yaylalarla bağlantısı olanlar ve orman içi pikniğe gidenler çok iyi bilirler ki, orman içinde bulunan kaynaklar ve akarsuların debileri her geçen yıl, bir önceki yıla göre azalıyor, hatta bazı yaylalardaki pınarlarda hiç su akmaz oluyor. Bu duruma ortaya çıkaran nedenlerinden birisinin, ormanlardaki ağaç yapısının değişmesi olduğu düşüncesi ağırlık kazanmaya başladı. Gövdesinde ve yapraklarında bol su tutan kayın türü ağaçların sayılarının, sanayide ve yakacak olarak evlerde kullanılması sebebiyle hızla azalmaya devam ediyor. Ağaçlandırma yapılan yerlerde bu tür ağaçlar yerine, çoğunlukla daha geç büyüyen iğne yapraklı ağaçlar tercih edilince, hem ormanların dengesi, hem de toprağın suyu tutma dengesi bozulmuş olmuyor mu? 

Bolu dağındaki ilk ağaçlandırma yapılan yerlerdeki ağaçların gelişmeleri hepimizin gözünün önünde. Bolu dağındaki ağaçlandırma sahasının eski yapısında kayın, meşe, kızılağaç çoğunluktayken, bugün ise çam ağırlıklı durumda. Ağaçlandırma yapılalı yetmiş seneye yakın bir zaman olmasına rağmen, tam yetişkin hale gelebilmiş ibreli ağaç maalesef hala yok. 

Bolu dağının batısındaki, yani Düzce ilinin Kaynaşlı ilçesi tarafını gözümüzün önüne getirelim, orman yapısının yerini fındık bahçelerinin aldığını görürüz. Ani yağan bir sağanak yağmurda Kaynaşlı’ya selin verdiği zararı duymayanımız yoktur herhalde? Aynı yağmur Bolu dağının iki tarafına yani Bolu tarafına da yağdığı halde Bolu tarafında sel oluşmaz, nedeni ise çok basit, çünkü Bolu dağının Bolu tarafında fındık bahçeleri yok, karışıkta olsa, azalmışta olsa, orman yapısı var. Yeterlimi derseniz cevabım hiç tereddütsüz hayır, Elmalık köyünün Bolu dağı yakasından çıkıp, Yumrukaya köyünün içinde Abant’tan gelen dere ile birleşen derede 1960’lı senelerin başında kırmızı benekli alabalık ( yerel tabirle Mercan balığı) bulunuyordu. Bugün ise bu derelerde bırakın alabalık yaşamasını, yaz aylarında neredeyse kurur hale geldi. 

Derelerde en bol suyun olması gereken aylar geliyor, geçmiş senelerde dağlardaki karların erimeye başladığı bu mevsimlerde dereler dolu dolu akar, bol akan su dere yataklarını bile 

Yorum yazın

UYARI : Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.

Mete FERAH yazıları

22KAS2021