AKARSULARIMIZ NE KADAR YETERLİ!

Güzel Bolu’muzun her bir tarafı yemyeşil görünümlü ağaçlar bulunan dağlarla çevrili. Güzel Bolu’muzun çevresindeki bu dağlarda da birçok akarsu kaynakları var. Bu akarsuların kaynaklarından çıktıklarında, hepsinin de içilecek nitelikte olduğunu hepimiz çok iyi biliriz. Kaynaklarından tertemiz çıkan, debileri ve nitelikleri farklı bu tertemiz akarsular, ulaşmaya uğraştıkları menzile varıncaya kadar bazı yerlere uğramak zorunda kalırlar. Bu tertemiz akarsular bazen bir balık üretme çiftliğine uğrayarak, havuzlarda yetiştirilen balıkların beslenmesi için verilen yemlerden kirlenirler. Bu tür balık üretimi yapılan yerlerdeki havuzlarda bulunan balık sayıları binlerce olduğundan suyun içinde bulunan faydalı minerallerin büyük bölümünü harcamış olurlar.    

Bu tertemiz akarsular bazı yerleşim yerlerine uğradıklarında ise değişik türlü atıklarla karşılaşırlar. Bu atıkların içinde muhtelif deterjanlar ve makine yağları hatta ağır metal atıkları bile olabiliyor. Akarsuların içindeki bu zararlı atıklar, ilkbaharda akarsularda suların bol olması nedeniyle pek dikkat çekmiyor. Yaz ayları gelip de, derelerdeki suların debileri azaldığında ise etrafa yayılan kokulardan rahatsızlık duyulmayan akarsu pek kalmıyor.

İlimizde görsel yayım yapan medya kuruluşları var. Ben isterdim ki, bu yerel Televizyon kanallarında ilimiz hudutları içinden çıkıp muhtelif yönlere akarak, çevremizdeki illere ulaşan akarsuların, akarsularda suyun en bol olduğu ve gürül gürül aktıkları ilkbahar günlerindeki görüntüleriyle yaz sonu ve sonbahardaki su debilerinin en az olduğu dönemdeki görüntü farklarının tüm Bolu’da yaşayanların gözlerinin önüne serebilmesi. Bu tür görüntülemeler birkaç sene aralıklarla yapılabilirse hepimiz gelecekte bizleri bekleyen susuzluk tehlikesinin ne kadar yakın olduğunun daha açık olarak göstermiş olmaz mıyız acaba? 

Geçtiğimiz günlerde yerel Televizyon kanallarında, Karadere suyunun arıtma tesisine ulaştığı haberleri yayımlandı. Fakat Karadere suyunun istenen debide olup olmadığı konusunda hiçbir açıklama duymadık. Bir konu için ilk adımın atılmış olması, o konuda hemen neticeye varılacağını göstermez tabii ki. Hele de bu konu tüm yaşamı ilgilendiren ve geleceğin konusu su ise, neticeye ulaşmanın hayli zorlu bir yol olduğunu düşünüyorum. 

İlimizdeki akarsuların geçmişteki ve bu günkü debileriyle ilgili bir veriye ulaşamadım. Su konusuyla ilgili kurumlar olduğuna ve bu kurumlarda birçok uzmanın görev yaptığına göre, bu konularla ilgili çalışmaları olmuştur herhalde? Eğer böyle bir çalışma yapılmışsa bu konunun önemi vurgulanarak yetkili kurumlarca topluma uyarı niteliğinde anlatılmasını yararlı olacağı kanısındayım.

Bolu’muzda kayıtlı su abonesinin 50.000 civarında olduğu söylenmektedir, bu rakamlara yeni mahalle olan yerleşim yerleri de ilave olacaktır. Bu abonelerin ayda ortalama 10 ton su kullandığını düşünürsek, sadece su abonelerinin ihtiyacı olan su miktarı 50.000 x 10 = 500.000 ton demek değil midir? Bu rakamlara, bedava su kullanılan yerleri ve kaçakları da eklediğimizde, önümüze bir hayli büyük bir rakam çıkar herhalde? Tabii ki sanayide kullanılan sular, tarlalardaki ürünlerin ve park bahçelerin sulanmasında ki suyu miktarını da dikkate almak gerekir. 

Yorum yazın

UYARI : Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.

Mete FERAH yazıları

13ARA2021