YAŞANANLAR YALAN GERÇEKLER BAŞKADIR

YAŞANANLAR YALAN GERÇEKLER BAŞKADIR

Kader zamanın rengidir.

Vakti gelmeden giyilmez.

Söylemeyi unuttuğumuz, acısını ertelediğimiz cümleleri,

hangi rüzgar getirip elvan elvan koynumuza döktü şimdi?

***

Bizi bekleyen eski bir türküydü ihanet!

Dost görünenlerin dudaklarından dökülen.

Bir ömür meşakketle tırmandığımız bu granit kayaların kestiği çıplak ayaklarımız.

Neyin bedelini ödüyor böyle.

Ahhh Ayşe teyze;

Tandırdan yükselen Iza buğdayının kokusu nasıl da umutlandırıyor Seben Ovası.

Koynunda sakladığın elmayı, terinle sulayıp hangi çayırın yamacına eksem...

Oya gibi nakış nakış işlesem.

***

Artık hikayelerimiz yok.

Artık koşulsuz güvendiğimiz cümleler yok.

Her cümle bir hikayeye, her hikaye bir locaya dönüştü.

Ve o localarda sadece yaşananlar var.

Oysa yaşananlar sahte ve yalan, gerçek başkadır.

***

Zihninde oyunlar kurup, vicdani suçluluğu AKlamak kolaydır.

Çıkış arayanlar,

Nasıl bir sonun kendilerini beklediğinden habersiz,

Kurtulmak için yalan söyleyip, sahtekarlık yapabilirler.

***

Peki bendeki bu hafiflemenin sebebi nedir?

Çözemediğim bir rahatlama yaşıyorum.

Öyle bir hafifleme ki, göklerde yürüyorum,

Anlaşılır gibi değil.

Bari bir seccade getirin serin Hisar Tepesine,

İki rekat şükür namazı kılacağım...

Safinaz’la el ele tutuşup Fırka Tepesinden atlayacağım.

***

Ahhh Safinaz!

Bir şey olsa da o güzel günleri hatırlasak.

 

Hızlı trene binip Ankara’ya kaçsak.

Meclise uğrasak,

Fehmi Küpçü’nün sakalına yüz sürsek,

Zemzem içsek, seke seke çaydan geçsek,

Hanım Ağa’nın eteğine gül deseni işlesek,

İlkel kabileler gibi,

Mağara duvarlarına kuyruklu koyun resimleri çizsek.

Gerede’ye gitsek…

Gerede’de nereden çıktı şimdi,

Bir şeyler olsa işte canım, bir şeyler olsa,

***

Seben gölü Deniz olsa mesela;

Büyüksu’da balık tutsak,

Gölcük’ten papatya toplasak,

Aladağların ormanlarına bakıp ağlasak,

El ele tutup arkamıza bakmadan koşsak.

Sonra yorulsak, derin uykulara dalsak.

Uyanmasak...

Yok vaz caydım uyansak,

Uyansak da yaşananların farkına varsak.

Akıllansak,

Bunların süslü yalanlarına bir daha hiç kanmasak...

***

Bir şeyler olsa işte canım, bir şeyler olsa.

Erikler çiçek açsa,

Yağmur yağsa veya yağmasa,

Dağ fare doğursa,

Hamsi kavağa çıksa,

Ahhh şu yaylaların dili olsa konuşsa,

Bir şeyler olsa işte bir şeyler olsa...

DAHA FAZLASI İÇİN GAZETENİZİ ALMAYI UNUTMAYINIZ...

Yorum yazın

UYARI : Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.
28MAY2021