Emekli Piyade Kıdemli Binbaşı Kıbrıs Gazisi Ahmet Şerafettin Yamaner, Kıbrıs harekâtında yaşadıklarını ve Kıbrıs’ın Türkiye açısından önemini anlattı. Anılarını anlatırken duygulu anlar yaşayan Yamaner, “Bu duyguları anlatmak çok zor, o anı yaşamak gerek. Üzerine mermi yağıyor, sen önemsemeden gidiyorsun. Biz orada Çanakkale ruhuyla savaştık. Bugün olsa yine giderim” dedi.
Haber: Sevgi PİLGİ
Kıbrıs Harekâtında zor günler geçirdiklerini, açlık ve susuzluk çektiklerini belirten Yamaner, Türk askerinin orada kahramanca savaştığını dile getirdi. Bir çok anısını yazdığı kitapla okurlarla paylaşan Yamaner, Kıbrıs’ta savaşan askerlerin Çanakkale ruhuyla savaştığını dile getirdi.
Tanksavar Takım Komutanı olarak Kıbrıs’a atandı
1949 yılında Bolu’da doğan Ahmet Şerafettin Yamaner, ilk ve Ortaokulunu Bolu’da tamamladıktan sonra Kuleli Askeri Lisesi’ne girdi. 1969 yılında Kara Harp Okulu’ndan mezun oldu. Yamaner, 1973 yılında Kıbrıs Türk Kuvvetleri Alay Komutanlığı Ağır Silah Bölüğü Tanksavar Takım Komutanı olarak Kıbrıs’a atandı. Birinci Kıbrıs Harekâtında Tanksavar Komutanı olarak Alay Cephesinde muharebeye katıldı. 2’nci Kıbrıs Barış Harekâtında Takım Komutanı olarak ikinci harekâta katıldı. Yamaner, Yunan Alayına giren Subaylardan biri oldu. 1974 Kıbrıs Barış Harekâtından kalan rahatsızlığından nedeniyle 1989 yılında malulen emekli oldu.
‘Mermi yağıyordu sağ çıkmak mucizeydi’
Harekâtın nasıl başladığını anlatan Yamaner; “15 Temmuz sabahı Lefkoşa’da askerlerime spor yaptırırken mevzilere girmemiz gerekti. Cephaneleri toplarla doldurarak mevzilere geçtik. Biz toplamda 650 askerdik. Karşımızda da 950 kişilik bir Yunan alayı vardı. Onların her türlü tankı, topu, ağır silahları mevcuttu. Yunanlılarla Rumlar, büyük Yunan dedikleri Megali idea’nın bir maddesi olan Enosis(Kıbrıs’ın Yunanistan’a ilhakı) sebebinden dolayı çarpışıyordu. Yunanlı subayların komutasındaki Rum birlikler ve Yunan alayları, Kıbrıs’ın bağımsız kalmasını isteyen Makarois taraftarlarıyla, yani Enosisi isteyenlerle isteyemeyenler çarpışmaya başladılar. Enosis’i isteyen tarafla istemeyen Makarios tarafları arasında başlayan 5 günlük muharebenin sonunda 20 Temmuz sabahı biz harekete başlamış olduk. Alaya ilk atışı yapacak olan subaylardan biri de uzun menzili silah takım komutanı olarak bendim. Hareketteki görevim Üsteğmen’di. İlk atışı biz yaptık. Cephanemiz bittiğinde bize havadan paraşütle cephane atılıyordu. Bir yandan da karşıdan mermi yağıyordu. Böyle bir ortamdan sağ çıkmak büyük bir mucizeydi” dedi.
“26 yaşındaki eşimin saçları üzüntüden ağardı”
Ailesine şehit edildiğine dair bir bilgi verildiğini söyleyen Yamaner; “Ailemizle bir ay falan görüşme imkânımız olmadı. ‘Kıbrıs Türk alayı tamamen imha edildi’ diye Türkiye’ye haber uçuranlar oldu. 26 yaşımdaki eşimin üzüntüden saçları ağırdı. Onlar gece gündüz burada ne yaşandığını bilmedikleri için zorluklar yaşadılar. Harekâttayken umudumu yitirdiğim tek bir an olmadı. Biz oraya öyle bir gittik ki, orada Çanakkale ruhuyla savaştık. Bu duyguları anlatmak çok zor, o anı yaşamak gerek. Üzerine mermi yağıyor, sen önemsemeden gidiyorsun. Bugün olsa yine giderim” ifadelerini kullandı.
‘Bir vatan Bir kahraman’
Gençlere Kıbrıs’ın önemini anlatmak için liselerde dersler verdiğini belirten Yamaner; “Çanakkale ruhunu yaşatmak için eğitimler verilmesi gerekiyordu. Gençler Kıbrıs’ın önemini bilmiyor. Milli Eğitim Müdürlüğü’ne Kıbrıs’ın öneminden bahsettim. Liselerde anlatmamız gerektiğini söyledim. Sağ olsunlar ders vermemi kabul ettiler. ‘Bir vatan Bir kahraman’ projesi kapsamında 15 tane liseye derse gittim. Gençlerimiz Kıbrıs’ın önemini bilsin istedim. Milli Eğitim müfredatlarına Kıbrıs konusunu dâhil etmemiz gerekiyor. Bununla ilgili gerekli yerlere mektup yazdım. İnşallah bunları değerlendirirler” dedi.
“Türkiye ile Kıbrıs etle tırnak gibidir”
Yazdığı ve ücretsiz bir şekilde dağıttığı ‘1974 öncesi ve sonrası Kıbrıs’ kitabında birlik, beraberlik konularına değindiğini belirten Yamaner; “Kitabı ücretsiz bir şekilde dağıtma sebebim daha fazla kişiye ulaşmak. Bu kitaptan tek kazancım ülkemiz için hayati öneme sahip olan Kıbrıs’a dikkat çekmektir. Kitabım Genel Kurmay Başkanlığı İstihbarat Daire Başkanlığı, Kıbrıs Barış Kuvvetleri Komutanlığı’na, birçok kişinin eline geçti. İkinci baskıyı da yapmak zorunda kaldım. Türkiye ile Kıbrıs etle tırnak gibidir. Türkiyesiz Kıbrıs, Kıbrıssız Türkiye olmaz” cümlelerine yer verdi.
“Gerekirse hiç çekinmem yine giderim”
Askeri okullarda vatanseverlik bilincinin aşılandığını, dile getiren Yamaner, bu okulların önemine dikkat çekerek sözlerini şöyle tamamladı: “Bize savaşma ruhunu aşılayan, askere disiplini, itaati, bayrak sevgisini veren askeri okullardır. Askeri okullar, çocuğun iliklerine kadar vatan sevgisini, şehitliği, gaziliği, öğretecek tek yerdir. Gazi Mustafa Kemal Atatürk gibi dehalar askeri okullardan çıkmıştır. Askeri okullar çok önemli. Kahramanlık tohumlarının atılma sebebidir. Ben de Kuleli Askeri Lisesi mezunuyum. En büyük makam şehitlik makamıdır. Buna inanarak biz galip geldik. Gözümüzü hiç kırpmayız. Şuanda gerekirse bu yaşımda hiç çekinmem yine giderim. Bizler bu ruhu askeri okullarda kazandık. O yüzden...
DAHA FAZLASI İÇİN GAZETENİZİ ALMAYI UNUTMAYINIZ!








