Bolu’nun Merkez ilçesine bağlı Avdan Köyü’nde, 8 hektarlık (81 Bin M2) arazinin turizm, ticaret ve konut alanı olarak yeniden planlanması için çalışma başlatıldığını yerel basınımızdan öğreniyoruz. Üzerinde tarım arazilerinin bulunduğu bölgenin Eko-turizm tesis alanı amaçlı olarak planlanması, İl Genel Meclisi’nde oy çokluğuyla kabul edilmiş. Bölgenin turizm ve konut alanı şeklinde nihai olarak kabul edilmesinin öncesinde, proje için “Kamu Yararı Kararı”nın alınması gerekiyormuş. Konu, Bolu Valisi Abdulaziz Aydın’ın onayına sunulmasına ve dosyanın ilgili bakanlığa gönderilmesine oy birliğiyle karar verilmiş.
Eko-turizm nedir? Eko-turizm “çevreyi koruyan, yerel halkın refahını sürdürülebilir kılan ve toplumu eğitmeyi içeren sorumlu seyahat” olarak tanımlanıyor. Eko-turizm nasıl çalışır diye sorarsanız? 1980'lerde şekillenmeye başlayan bir turizm hareket olan “Eko-turizm” kavramı; sürdürülebilir turizm, yeşil turizm, doğa turizmi, sorumlu turizm, etik turizm, dikkatli seyahat, bilinçli seyahat gibi birçok terimi içine alıyor. Adı ne olursa olsun, bu felsefenin ortak noktası, turizm seyahat endüstrisinin daha çevre dostu uygulamalara odaklanmasıdır.
Kısacası, bir destinasyonun doğal ve kültürel mirasının koruması ve yerel toplulukları desteklemesi gerekliliğidir. Altını çizerek söylüyorum, Eko-turizm; Çevreyi koruyan ve yerel halkın refahını artıran doğal alanlara yapılan sorumlu Seyahat’tir.
Genellikle Eko-turizm ile Agro-turizm birbirine karıştırılır. Ekolojik duyarlılık çevresinde çizilen destinasyonların tarım ve hayvancılık faaliyetlerini içermesi Agro-turizmdir. Agro-turizm tüketim yerine “türetim”i esas alır. Ve daha duyarlı, tüketimi değil üretimi gözeten turistler tarafından tercih edilir. Kısa süreli de olsa üretimin bir ucundan tutmak öğrenmek aynı zamanda yerel kültürü tanımak ister. Tarlaya, bostana girmek, ekim dikim faaliyetlerinde bulunmak, yeri geldiğinde koyunların çanlarını bağlamak, koyun kırkmak, hasat zamanı bölgede olmak gibi. Ama, özellikle ülkemizde gerek Agro-turizmde gerekse Eko-turizmde doğal yaşamla kurulan bu bağın geçici olması, söz konusu merakın şehirli ve turistik oluşu da unutulmamalıdır.
Avdan ve çevresi ilimizde çok uzun zamandır, özellikle dağ ve kır evi konseptinin gözde lokasyonlarından biridir. Bölgede çok uzun zaman önce Kanal 7 TV yöneticilerinin bir tasarrufu olduğunu biliyorum. Aynı gurubun büyük bir ihtimalle bu işin arkasında olabileceğini tahmin ediyorum. Eko-turizm’e karşı değilim ama işin yöntemi ve metodu önemli. Özel İdaremizin bu projesinde bir rol model ya da örnekleme var mı? Nasıl bir alt ve üst yapı planlıyorlar ya da planlanasına izin verecekler. Bölgenin su kaynakları yeterli mi? Yapılacak tesislerin ileride çöpü çürüğü ne olacak. Eko-turizm var Eko-turizm var! Yatırımcı alır araziye üzerine 800 tane Bungalov yapar, yatırımcı var alır araziyi üstüne 80 tane köy evi yapar. Eko-turizm yapıyorum der. Hepsinin getirisi götürüsü farklı olur. Ben çok açık ve net Bolu’nun Sapanca-laşmasına karşıyım. Dünya’da eşi benzeri olmayan bir doğa katliamı Sapanca da gerçekleşiyor. Bir Bungalov Tiny House çılgınlığı yaşanıyor. Bu akıl almaz ve plansız atağın geçici bir heves olduğuna ve ileride çok büyük bir bölümünün hurdacı deposuna dönüşeceğinden en ufak kuşkum yoktur. İçlerinde hiçbir turizmci olmamasına rağmen, Bolu sevdalarının her türlü siyasi vesayetin üstünde olduğuna inandığım Özel İdare seçilmişlerinin Bolu’nun mücevher doğasına zarar verecek projelere izin vermeyeceklerine inanmak istiyorum.








