Bolu Ticaret ve Sanayi Odası (TSO) Başkanı Türker Ateş ekonomik gidişatı ve dövizde yaşanan dalgalanmaların piyasaya yansımalarını değerlendirdi. Piyasa koşullarını değerlendiren Türker Ateş, fiyatların kurla doğru oranda artmadığını belirterek, günümüzde yaşanan fiyat artışlarının tek sebebinin dövizdeki dalgalanmalar olmadığını vurguladı.
Haber: Tuğba Ülker
Yaşanan süreci Bolu’nun en az zararla atlattığını belirten TSO Başkanı Türker Ateş, genel anlamda Bolu’da ticaretin istikrarlı bir şekilde devam ettiğini belirterek, yaşanan durumun geçici olduğunu umduğunu söyleyerek, her şeyin kısa zamanda yoluna gireceğini dile getirdi.
‘Pandemi süreci de etkili oldu’
Fiyatların kurla doğru oranda artmadığını dile getiren Ateş, “Günümüzde yaşanan fiyat artışlarının tek sebebi dövizdeki dalgalanmalar değil. Şu anda dünya tedarik zincirinde bozulmalar başladı. Bir üründe istenilen fiyatla ve istenilen şekilde tedarik sağlanamıyor. Ham madde fiyatları kura bağlı değil. Örnek vermek gerekirse kömür 1 lira iken 11 liraya yükselmiş. Kurda böyle bir artış söz konusu olmadı. Bu artışlar kurla doğru orantıda olsa enflasyonu da doğru değerlendirebilirsiniz. Fiyatların ani düşüp yükselmesi enflasyonu aynı şekilde ani düşürüp yükseltmez. Adım adım ilerlemesi gerekiyor. Dövizle ihracat yapan firmalarımız var, bunlar hammaddelerini de dövizle alıyorlar. Bu firmaların maliyetleri dövizle doğru orantıda artmadı. Özellikle büyük ülkelerin birbirleri arasındaki ambargoları, ticari rekabetleri bütün tedarik zincirini bozdu. Bu durumun yaşanmasında Pandemi süreci de çok etkin oldu. Bu süreçte bazı ülkelerde kapanmalar oldu oralardan hammadde tedarik edilemedi. Afganistan’da mesela önemli yeraltı kaynakları var ama Afganistan ile ticaret tamamen kapanmış durumda. Yani dünya birbirine entegre olmuş vaziyette” dedi.

“Nakliye sektöründe büyük problemler yaşanıyor”
Fiyat artışlarına sebep olan diğer bir konunun nakliye sektöründe yaşanan problemler olduğunu belirten Türker Ateş, “Nakliye sektörü çok büyük problemler yaşıyor. Örneğin bir konteynırın nakliyesi için içerisindeki ürün fiyatından daha fazla ödeme yapılıyor. Tedarik zincirindeki en büyük etkenlerden diğeri ise küresel ısınma. Yani gıda için her an her şey olabiliyor. Örneğin Antalya’da sel oluyor seraları su basıyor. Bu gibi durumlar da gıda sektöründe enflasyon oluşturuyor. Şu anda gıdada dünyada nüfusun yalnızca %77 ‘sine yetebilecek ürün üretiliyor. Türkiye’nin gıda ihracatı 16 milyar dolar ama ülkemizin gıda israfı da 16 milyar dolar. İsrafın da önüne geçmek gerekiyor. Diğer bir konu da bu durumda hiçbir problem yaşamayıp bunu fırsat bilen kötü niyetli kişilerin varlığı. Bu düşüncelerden acil vazgeçilmeli çünkü bu ne ticaret ahlakına, ne ahilik ahlakına ne de dini değerlerimize uymuyor” cümlelerine yer verdi.

“Bolu’da istikrarlı bir gidişat var”
Bolu’nun hizmet sektöründe ön planda olduğunu dile getiren Türker Ateş, “Hizmet sektöründe olduğu gibi üretimde de belli bir noktaya gelmiş bir şehir Bolu. İşsizlik oranımız çok düşük. Hatta organize sanayide çoğu firma birçok pozisyon için eleman arıyor. İlimizde çeşitlilik var, yani sadece bir sektör üzerine kurulu bir şehir değil. Bolu’da hem tarım, hem sanayi, hem de hizmet sektörü var. Birçok sektörden besleniyoruz. Ürün fiyatlarının artışı burada da söz konusu tabi ki. Bir anlamda üretici firmalara da hak veriyoruz çünkü maliyetlerine göre bir satış fiyatı belirlemek zorundalar. Maliyetindeki artışları ürünün fiyatına yansıtmazsa işletmesini kapatmak zorunda kalacak. Genel anlamda düşündüğümüzde Bolu’da istikrarlı bir şekilde devam ediyoruz. Stokçuluk ya da fırsatçılık yapan işletmelerle karşılaşmadık. Burada art niyetli durumlarla karşılaşmadık. Karşılaşılınca da Ticaret İl Müdürlüğü gereğini yapıyor. Bu sürecin takipçiyiz tabi ki. Ama ben bu durumun geçici olduğunu düşünüyorum. Umut ediyorum ki her şey yoluna girecek” ifadelerini kullandı.








