Türk Diyanet Vakıf-Sen Şube Başkanı Metin Saltan, 4688 sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları ve Toplu Sözleşme Kanununun memurun gerçek sesini duyuramadığını dile getirerek bu yasanın değişmesi gerektiği belirtti.
Saltan yaptığı açıklamada; “Kamu görevlileri sendikacılığı, yıllardır adaletsiz ve işlevsiz bir yapının içinde debeleniyor. 4688 sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları ve Toplu Sözleşme Kanunu, artık günümüzün sosyal, ekonomik ve demokratik gerçeklerine cevap veremeyen, etkisiz ve göstermelik bir sistemin yasal kılıfı haline gelmiştir” dedi.
‘NEDEN HALA O MASADASINIZ?’
4688 sayılı yasanın değişmesi gerektiğini dile getiren Metin Saltan; “Bu yasa; Ne memurun gerçek sesini duyurabiliyor, ne de sendikaların pazarlık masasına eşit şartlarda oturmasına imkân tanıyor. Son toplu sözleşme süreci, bu gerçeği bir kez daha tüm açıklığıyla ortaya koydu. Memurun hak arama mücadelesi, göstermelik bir masaya hapsedilmiş durumda. Öyle ki; masada mücadele eden sendikacılara bile, “Neden hâlâ o masadasınız?” sorusunu yönelten on binlerce kamu çalışanı oldu. Bu tepki; sadece yasanın değil, bu yasa üzerinden kurulan düzenin de meşruiyetini yitirdiğinin açık göstergesidir. Ancak unutulmamalı: Bu, mevcut yasal zeminlerin terk edilmesi gerektiği anlamına gelmez. Toplu Sözleşme Masası, Kamu Personeli Danışma Kurulu, Kurum İdari Kurulları ve Hakem Heyeti, bugün kamu çalışanlarına tanınmış olan ve hâlâ kullanılmak zorunda olunan yasal zeminlerdir. Bugün “O masalara oturmayın” diyenlerin, aynı kurullara davet edildiklerinde hiç tereddüt etmeden gidecekleri de unutulmamalı. Samimi eleştiri, yapının içini boşaltmak değil, onu adil hale getirmek için birlikte mücadele etmektir” ifadelerine yer verdi.
‘HİÇ BİR YASAL ENGEL YOK’
Türk Diyanet Vakıf-Sen Şube Başkanı Metin Saltan açıklamasının devamında şu cümleleri kullandı; “Gerçek şu ki; kamu görevlilerinin taleplerini yüksek sesle dile getirebileceği, etkili pazarlık gücünü gösterebileceği başka bir yasal platform yok. Ve işte tam da bu yüzden, bu yasa artık değişmek zorundadır. Bugünkü sistemde masada var olmak tek başına hiçbir anlam ifade etmiyor. Çünkü masa zaten eğri. Çünkü güç dağılımı eşit değil. Ve çünkü bu düzen, memurun hakkını vermek için değil, taleplerini bastırmak için kurulmuş bir sistem gibi işliyor. “Ek zam konusu TBMM’ye kalırdı” söylemi ise bir algı yönetiminden ibarettir. Türkiye Büyük Millet Meclisi, bugün isterse memura ek zam teklifini gündeme alabilir. Buradaki sorun yasa değil, irade eksikliği ve samimiyetsizliktir. Biz kamu çalışanları artık; Sözde değil, gerçek toplu sözleşme, Şeklen değil, hakikaten pazarlık masası, Gösteri değil, yaptırımı olan karar mekanizmaları istiyoruz. Adaletin, şeffaflığın ve tarafsızlığın hâkim olduğu bir sendikal düzen talep ediyoruz.
ARTIK YETER!
Türkiye Kamu-Sen Genel Başkanımız Sayın Önder Kahveci beyin dediği gibi; “4688 sayılı Kamu Görevlileri Sendika yasası biran önce değişmelidir”. 4688 sayılı yasa değişmeden, memurun sesi tam anlamıyla duyulmayacak. Bu yasa, kamu çalışanlarının hakkını koruyan değil, taleplerini susturan bir duvar haline gelmiştir. Bu düzen böyle gitmez, gitmemeli ve gitmeyecek.








