Telefonum çalıyor!
‘Mehmet Bey, mücadelenizi anlıyorum ama bırakın şu Rektörü birazda öğrencilerle ilgilenin. Burada 30 bin öğrenci var ve bir sürü sorunları var. Hatta öğrenci burslarından bi başlayın önce. Bu burslar gerçekten ihtiyaç sahibi öğrencilere mi gidiyor yoksa eş dost tanıdıklara mı?’
Sonuna kadar haklı lakin inancım, yönetim kademesi düzelmeden veya değişmeden ne söylersek söyleyelim hiçbir şeyin değişeceğini sanmıyorum.
Balık baştan kokar hesabı…
Ama söz öğrenci sorunlarıyla yakından ilgilenmeye başlayacağız…
***
İl Müdürlüklerinde yaşanan geç kalınmış değişiklikleri yakından takip ediyoruz.
Siyasetçiye ve iktidara iş yaptıracak olan İl Müdürleridir.
Bolu’nun dertleriyle dertlenmeyen, mesai bitimini bekleyen bürokratların Bolu’yu ne hale soktuğuna yıllardır şahitlik ediyoruz.
Bolu’nun en büyük şansı İş Kur ve Spor İl Müdürlüğü…
İş-Kur Müdürlüğüne Bolu’ya sağladığı katkıdan dolayı vefa borcumuzu haftaya öderiz.
Bu hafta Spor İl Müdürlüğü ve Şahin Ertem’le devam edelim.
***
Bugüne kadar beni mahcup eden tek bürokrat olarak gönlümdeki yeri ayrıdır Şahin Ertem’in.
Takip edenler bilir.
Göreve başladığında yapmadığımı bırakmamıştım Şahin Bey’e…
Hani bu satırları yazarken tedirgin olmuyorum da değil.
Bugüne kadar kimin yüzüne tükürdüysek koltuğa yapıştı. Kimi sahiplenip yaptığı doğru işleri dile getirdiysek başına hep bir şeyler geldi.
Şimdi haftaya Şahin Bey’in tayini Şırnak’a çıkarsa şaşırmam!
Neyse geçelim dillendirip şeytanı çağırmayalım şimdi…
***
Şahin Bey, bu yıl bütçe görüşmelerinde İl Genel Meclisine çok güzel bir proje sundu.
‘Kurumum için bir şey istemiyorum ama çocuklarımızı kötü alışkanlıklardan, uyuşturucudan uzak tutmak istiyorsak okul sporlarını geliştirmemiz lazım’
dedi.
İlimizde bulunan tüm okullara basketbol potası, voleybol filesi ve futbol kalesi talebinde bulundu. Projenin maliyeti biraz yüksek gibi görünse de harcanan onca fuzuli paranın yanında hiçbir şey değil aslında.
İl Genel Meclisinden ayrılan bütçe ile bu projeyi yapabilmek imkansız. Tahmini 200 bin liraya daha ihtiyaç var. Proje aslında sadece Spor İl Müdürlüğünü ilgilendiren bir proje değil, diğer bir ortağı da Milli Eğitim Müdürlüğü…
Aldığımız duyumlara göre Milli Eğitim Müdürlüğüne bu projeyi desteklemesi için şifahen söylenmiş.
Fakat devlette işler şifahen ilerlemez.
Vali Aydın Baruş’un bu konulardaki hassasiyetini dikkate alarak, Valimizin bu konuya el atacağına inancım tamdır.
***
Milli Eğitim Müdürlüğü ile Spor İl Müdürlüğü aralarında yapacakları bir protokolle bu projeyi imza altına alabilirler.
Bizlerde projenin akıbeti hakkında endişeye düşmeyiz.
Okullarımızdan yetişecek sporcularımızı hevesle beklemeye devam ederiz.
Tabi sadece alt yapı ile bitmiyor. Onları yetiştirecek ellere de ihtiyaç var.
Eeee onu da Yusuf Cengiz düşünsün.
Yazar yetiştirmek aklına geliyor da, sporcu yetiştirmek gelmiyor mu?
Bak o konuda sustum, Abbara Edebiyat Derneğine girmedim. Abant toplantılarını da…
Girmeyeceğimin garantisi yok ama…
Tam finali yaşıyoruz derken pimi çekilmiş bombayı kucağınıza bırakırım, demedi demeyin…
Ama sizde biraz kendinize çeki düzen verin be kardeşim.
Hala Havadis’i neden yasakladığınız konusunda bir açıklama gelmedi, bekliyorum.
***
Aklıma gelmişken;
Bizim Elazığlı bir bayan İstanbul’a gitmiş. Otobüste adamın biri bizimkini rahatsız edince;
Burası İstanbul, kibar olayım düşüncesiyle bir şey dememiş.
Adam yine rahatsız edince, dayanamamış dönmüş kibar bir dille; ‘Hayvan’ demiş.
Adam kibarlığı görünce istifini bozmamış devam etmiş. Bizim ki dönüp yine kibarca, ‘hayvan’ demiş. Adam tekrar devam edince, bizim ki dayanamamış;
‘Hayvan dediysek, kuş-kelebek demedik. Eşek dedik eşek…’
Kurban oldukların hadi bana da kibarlığımı bozdurmayın da, şu yasakla ilgili bir açıklama yapın…
DAHA FAZLASI İÇİN GAZETENİZİ ALMAYI UNUTMAYINIZ!








