15 Temmuz'da yaşadığımız Fetullahçı Terör Örgütü'nün darbe girişimini atlattık, iki ayı aşkın süre önce bu üniforma giydirilmiş teröristlerin emrinde F-16'lar, helikopterler havalanarak vatandaşlarımızı vurdu, meclisimizi yerle bir etti. Darbenin püskürtülmesinin hemen ardından muhafazakarıyla, seküleri; milliyetçisiyle, devrimcisi; Atatürkçüsüyle, dindarı el ele tutuşarak bu dış destekli işgalcilerin olası ikinci dalga darbe girişimini de geri çevirmiş oldu... İktidar yanlısı veya muhalif, kimse antipati duyduğu siyasiler için kin gütmeden darbe girişiminden hemen sonra meydanlara indi, hatta Yenikapı'da milyonlarca AKPli, CHPli, MHPli, HDPli insan FETÖ/PDY'yi protesto etti. Baktığımızda çok güzel bir tablo karşımızda. Gel gör ki bazı gazeteci kılıklı şaklabanlar için durum hiçte göründüğü gibi değil, en azından onların çarpıtmalarına göre...
Bu şaklabanlardan bir kaçı son günlerde köşelerinden veyahut çıktıkları televizyon programlarından darbe girişiminin ardından bir laiklik zorbalığı getirilmeye çalışıldığını iddia ediyor. İddialarını da Fetullahçı Terör Örgütü'nün dini bir örgüt olmasının insanları sekülerizme olumlu bakacağını bunu fırsata çevirmek isteyenlerinde insanları laikliğe zorlayacağını söylüyorlar... EDEP YAHU! Ulan siz değil misiniz, her terör saldırısından sonra “vatanseverlik yasasını” çıkartalım diyen, siz değil misiniz liberal görünüp, demokrat geçinip maaşınızı ödeyenlere hoş gözükmek için milliyetçiliği tavan yapan yazılar yazan? Tek tipleştirmeyi yani totaliter bir rejim getirmeyi aydın gözüküpte en çok isteyen siz değil misiniz? Biliyorsunuz bunlar kendi kafalarının içinde var olan beyinleriyle düşünmezler, bunların beslendiği kim varsa, maaşlarını kim ödüyorsa oralardan emir alır düşüncelerini ona göre şekillendirirler.
Türkiye, tarihinin en büyük ikinci ulusal kurtuluş mücadelesini vermiş, 246 insanı şehit olmuş ve insanları birbirine bağlı görüyoruz. Ama bu soytarılar Türk insanının birbirine kenetlenmesini içine sindirememiş olacak ki laikliği bir tehlike olarak görüp insanları bu tehlikeye karşı önlem almaya davet ediyorlar... Yani bunların amacı devletin bekasını savunmak, Türkiye Cumhuriyeti'nin birliğini düşünmek değil, fırsattan istifade başka hesapları görmek istiyorlar. Bu yazdıkları gazeteler 50 bin bile satılmayan gazeteci diye geçinenler başörtü sorununun çözülmesini istemeyen kaostan beslenip gazetelerini sattırmaya çalışan kötü niyetli insanlardı... Hepsinin manşeti ortada, planları tutmadı muhalefet partilerinin ılımlı tutumuyla sorun çözüldü o başka...
Bizi güzel günler bekliyor, kim bilir belki bir gün gelirde kötü şeyler yerine; denizlerin maviliği mi güzel, ormanın yeşilliği mi onu tartışırız...








