RAHİP BRUNSON SERBEST BIRAKILDI DİMİ!

RAHİP BRUNSON SERBEST BIRAKILDI DİMİ!

Yıllar geçti…

Çok çay içtik, uzun soğuk gecelerde içimizi ısıtan

O sevdiği kebapçıda yemekler yedik.

Maç seyrettik,

Maldonado’ya küfrettik birlikte.

Sigara dumanından televizyonu zor görüyoruz.

Kafe tıklım tıklım dolu, yarısı sarı lacivet, yarısı siyah beyaz.

Oyuna sonradan giren 7 numaralı futbolcu kendini ceza sahasında yere atıyor.

Bizimki yerinden fırlıyor;

Orrrrrss …

Utancımdan masanın altına girip saklanmak istiyorum.

Cümleyi bitirmeden oturuyor.

‘Bu puştun ofsaytta düşmesine lafım yok da, ceza sahası içinde kendini böyle yere atıyor ya kızıyorum. Söveceğim ama adamın kalçaları sıkı kıyamıyorum…!’

Tekelerin Salih amcayı hatırlıyorum.

Köyde kahvedekilerin tüm küfürlerine rağmen, televizyonun kumandasını alır, akşama kadar Steffi Graf’ın tenis maçını izlerdi.

Bir gün; ‘Salih amca kim yeniyor’ diye sorduğumda;

‘Şu Alman’ın kalçaları çok sıkı, topa iyi vuruyor’ demişti.

Salih amcayla bi akrabalığı olmalı.

***

Her maç sonrası Beşiktaş’tan Ortaköy’e yürürdük.

Bir yanımızda Çırağan, diğer yanımızda Yıldız Köşkü…

Biz çöp toplayan çocukları konuşurduk.

Çocukların yanına gider, gözüne kestirdiğinin apış arasını avuçlayarak;

‘O yavşak Belediye Başkanı senin lilini yesin’ derdi.

‘Yapma kız, bir gün kızacak, sen ye diyecek’ diye kızardım.

Hiç oralı olmazdı.

‘Yerim tabi, ben onların ablasıyım, lililerinide yerim, totolarını da.’

Çöp toplayan çocuklara döner; ‘Öyle değil mi’ diye sorardı.

Çocuklar utançlarından ne diyeceklerini bilemezlerdi.

***

Arapların Ortaköy’ü işgal etmeden önceydi.

Çakıyla üzerindeki Beşiktaş Belediyesi yazısını kazıdığı banka oturduk.

Nefreti Beşiktaş’a mı, belediyeye mi bilemedim.

Balıkçı Yusuf, her zaman ki gibi, üzerinde Beşiktaş forması, kayığın içinde bir yandan yırtılan ağları onarıyor, bir yandan da rakısını yudumluyordu.

Onu hiç bu kadar hüzünlü ve sessiz görmemiştim.

Balıkçı Yusuf, bizi gözetliyor ve bizimkinin;

‘Babalık, tek başına gitmez o, bir bardakta bana doldur’ demesini bekliyordu.

Ama o gece hiç birimizle konuşmadı.

Ayağa kalktı, elime bir kağıt parçası sıkıştırdı.

‘Ben gidiyorum, bir daha görüşür müyüz bilmem’ dedi.

Gökyüzüne hüzün çöktü.

Yıldızlar söndü.

Karşı kıyıdan geçen vapur düdüğü geceyi ürküttü.

Bir yağmur damlası alnımdan sekip, koluma değdi, oradan süzülüp, taşların arasından boğaza yürüdü.

Bir yağmur damlası kadar olamadım.

Banktan kalkıp, ardından koşamadım.

***

Elime sıkıştırdığı kağıdı açtım;

Her şeye rağmen sevdim seni be çocuk.

Fenerbahçeli olmamana rağmen sevdim seni.

Balığın yanında çay içmene rağmen sevdim seni.

Kebabı acılı yiyememene rağmen sevdim seni.

Sutyenimin içini pamukla doldurup, tüm dişiliğimi sana sunmama kayıtsız kalmana rağmen sevdim seni.

Bu gece, sana ‘gideceğim’ dediğimde, kolumdan tutup;

‘Gecenin yarısı bir kadın gönderilmez, hadi eve gidelim, sabah gidersin’ demeyeceğini bile bile sevdim seni…

***

Daha fazla tutamadım, gözyaşım yanağımdan süzülerek kağıda düştü.

Kağıttan yere, oradan boğazın sularına koşmasını bekledim...

O ‘seviyorum’un üzerine zıng deyip kaldı…

İçimden gözyaşıma küfrettim; ‘Bir yağmur damlası kadar olamadın’

***

Balıkçı Yusuf radyo’nun sesini açmıştı.

‘Kezman, topu ayağına aldı. Kademesine giren İbrahim Üzülmez’i şık bir çalışla geçti. Sol kanattan sıfıra indi. Ortasını yaptı. Maldonado, Gökhan Zan’a rağmen şık bir kafa vuruşuyla topu Rüştü’nün sağından ağlara gönderdi. Gooooolllllllll’

Spikerin golll sesiyle kendimi tutamadım.

‘Allah belanı versin Kezman, Allah Belanı versin Maldonado, topunuzunnnn…’

Balıkçı Yusuf’la göz göze geldik.

Bir kadeh doldurup bana uzattı.

‘Hadi kıza dur diyemedin, adam gibi küfretmesini de bilmiyorsun. Bari şunu içte yüreğin ferahlasın…’

***

Sahi Rahip Brunson serbest bırakıldı dimi.

Sünnet edilmeden, ABD’de ki papaz bize verilmeden…

Ortalıkta nara atanların raconlarına rağmen,

‘Hadi Rahip Brunson’u tutamadınız, bari milli ve yerli ayranımızdan için de, yüreğiniz ferahlasın…

Yorum yazın

UYARI : Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.
12EKİ2018