Üniversitemiz Rektörlüğü koordinasyonunda, Tıp Fakültesi ve Kritik ve Analitik Düşünce Topluluğu paydaşlığında düzenlenen “Covid-19 Aşısında Milli Adım” başlıkla konferansa, yerli aşımız TURCOVAC’ı geliştiren Erciyes Üniversitesi Tıp Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Aykut Özdarendeli konuk olarak katıldı.
İzzet Baysal Kültür Merkezi Mavi Salonda düzenlenen konferansa, Bolu Cumhuriyet Başsavcısı Ahmet Bektaş, Bolu Abant İzzet Baysal Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mustafa Alişarlı, Rektör Yardımcıları Prof. Dr. Aydın Him ve Prof. Dr. Samettin Gündüz, Tıp Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Muhammet Güzel Kurtoğlu, Genel Sekreter İhsan Ağcan, konferans koordinatörü Doç. Dr. Akif Hakan Kurt, il müdürleri, akademisyenler ve öğrenciler katıldı.
“DÜNYADA AŞI ÜRETEN İLK ÜLKELERDEN BİRİYİZ.”
Yerli aşı Turkovac’ı geliştiren ekibin başındaki isimlerden biri olan Prof. Dr. Aykut Özdarendeli, Covid-19 aşısını bulabilen 9 ülkeden biri olan Türkiye’deki yerli aşı çalışmaları hakkında bilgi verdi. 1700’lü yıllardan itibaren çiçek ve kuduz aşısı başta olmak üzere ülkemizdeki aşı çalışmaları hakkında bilgi veren Prof. Dr. Özdarendeli, özetle “Dünyada aşı üreten ilk ülkelerden biriyiz. Ülkemiz birçok aşı üretebilecek potansiyele sahip. Ancak en son beşeri aşıyı, 1997 yılında BCG aşısı olarak üretmişiz. Bundan sonra ülkemiz maalesef beşeri aşı anlamında üretimi bırakmış ve en önemlisi bu anlamdaki hafızayı yok etmiş. Yetişmiş insan gücü çok önemlidir. Eğer yetişmiş insan gücünüz yoksa, istediğiniz kadar bu konuyla ilgili bütçeniz ya da imkanlarınız olsun; hiçbir şey yapamazsınız. 1997’de aşı üretiminin bitmesiyle en büyük kaybımız, bu alanda yetişmiş insanların yavaş yavaş işlerini bırakmaları olmuş” dedi.

“AŞININ NE KADAR STRATEJİK OLDUĞUNU BUGÜN ARTIK ÇOK NET BİLİYORUZ”
Bunun iki temel gerekçesi olduğunu kaydeden Prof. Dr. Özdarendeli, özetle “İlki, kâr zarar hesabı ama aslında aşının ne kadar stratejik olduğunu, bugün artık çok net biliyoruz. Bir diğeri de, aşı üretmiyorsanız mutlaka gelişen teknolojilere ayak uydurmanız lazım. 90’lar diyoruz ama 80’li yılların ortalarından itibaren ülkemiz maalesef beşeri aşı konusunda, teknolojilere ayak uydurma noktasında birtakım sıkıntılar yaşamış. Özellikle 2004-2005’li yıllardan sonra ise, üretim bazında olmasa da, ülkemizin çeşitli kuruluşları, gerek Sağlık Bakanlığı olsun, gerek TÜBİTAK olsun aşı geliştirilmesiyle ilgili birtakım projelerin desteklenmesi ve bu tür stratejik alanlarla ilgili projelerin yapılması, master ve doktora öğrencilerinin bu projelerde yetişmesi çalışmalarını destekleyerek, aradaki boşluğu tamamlamaya başlamış” ifadelerini kullandı.
“NİSAN 2020’DE VİRÜSÜN TAM BÜYÜKLÜKTEKİ GENOMUNU ORTAYA ÇIKARDIK.”
Erciyes Üniversitesi’nde yapılan Turkovac çalışmaları hakkında bilgi veren Prof. Dr. Özdarendeli, “Ülkemizdeki ilk konfirme vakanın 11 Mart 2020 tarihinde ortaya çıktığını biliyoruz. Dünya Sağlık Örgütü’nün Covid-19’u pandemi ilan ettiği tarih bu aynı zamanda. Erciyes Üniversitesi Aşı Araştırma ve Geliştirme Uygulama ve Araştırma Merkezi ve İyi Klinik Uygulamalar Merkezi, Faz 1, Faz 2 ve Faz 3 çalışmalarının yapıldığı bir merkez. Biz 11 Mart’ta ilk vaka çıktıktan sonra, acil durum vaziyeti alıp, Rektörlüğün de desteğiyle çalışmalara başlamıştık. Virüsün ilk izolasyonu da yaklaşık 2 hafta sonra oldu. Kayseri Şehir Hastanesi’ndeki bir vakadan izole edildi. 2020 Nisan ayında, bu virüsün tam büyüklükteki genomunu ortaya çıkardık. Bize resmi olarak Ar-Ge daveti de geldi tabii ki. 1 Haziran 2020 tarihinde proje kabul edildi ve çalışmalar bu şekilde başlamış oldu. Viral aşı çalışmalarına tabii hemen başlayamıyorsunuz. Virüsün stresini, nasıl bir virüs olduğunu bilmeniz lazım, virüsü karakterize etmeniz lazım. Biz de hızlı bir şekilde bunları yapmaya çalıştık. İnfeksiyonlu hastada virüs 6’ncı saatte üremeye başlıyor ve ilerleyen saatlerde çok daha hızlanıyor. Mayıs ayında preklinik çalışmalara başladık. Buradaki ilk şey, aşı adayınız olan deney hayvanlarında immün yanıt veriyor mu, vermiyor mu sorusunun cevabını aramaktı. Yani klinik çalışmalara geçmeden önce, hayvanlarda aşı adayınızın koruyuculuğunun ortaya çıkarılması gerekiyor” dedi.

“44 GÖNÜLLÜ ÇALIŞMAYA KATILDI”
Prof. Dr. Özdarendeli sürecin devamı ile ilgili, “Aşının koruyuculuğunu ortaya çıkarmak için bir hayvan modelinin olması gerek. Bu amaçla, transgenik fareler temin edildi. 2020 Ağustos ayında, transgenik farelerde aşının koruyuculuğu ile ilgili çalışmalar yaptık. Temel nokta, bir gruba aşı veriyorsunuz; bir gruba vermiyorsunuz. Aşı verdiğiniz ve vermediğiniz gruba virüs veriyorsunuz. Beklenilen sonuç, aşı verilen gruptaki hayvanların yaşaması, aşı verilmeyen gruptaki hayvanların ölmesi. Örneğin aşı verdiğiniz 10 fareden 8’i yaşadı. Bu aşının koruyucu etkinliği yüzde 80; bunu ortaya çıkarmanız lazım. Bu çalışmalarda aşılanmış transgenik farelerin yaşadığını gördük. Kilo kaybı gibi çok az semptom gösterdiler hatta hiç göstermediler. Aşılanmamış gruptaki farelerin yüzde 100’ünün öldüğünü gördük. Bu önemli. Feret modeli ile çalışıldı. Temel soru burada, aşı etkinliğinden ziyade çok yüksek dozlarda aşı antijeni verdiğiniz zaman hayvanlarda toksik etki var mı? Bunu araştırmanız gerekiyor. Bütün bu veriler bir araya getirilip Sağlık Bakanlığı’na Faz 1 çalışmaları ile ilgili başvuru yapıldı. Toplam 44 gönüllü bu çalışmaya katıldı. Aşı adayı, herhangi bir şekilde aşıya bağlı yan etki yapıyor mu? sorusunun cevabını aradık. Aşı, ilaç gibi değildir. Hem üretimi hem de uygulanması, ilk verilerin elde edilmesi zor bir iştir. Çünkü direkt olarak sağlıklı insanlara veriyorsunuz. O yüzden proseslerin başından sonuna hiçbir şekilde hata yapma şansınız söz konusu değildir” ifadelerini kullandı.

“3 MİLYON DOZ COVİD 19 TURKOVAC AŞISI ÜRETEBİLİR HALE GELDİK”
Faz 1, Faz 2 ve Faz 3 çalışmaları hakkında da ayrıntılı bilgi veren Prof. Dr. Özdarendeli, özetle “Turkovac ve Sinovac aşılarıyla yapılan çalışmalarda, iki aşıda da hastaneye ya da yoğun bakıma yatış ve ölümle sonuçlanan bir vaka yok. Bunlar çok sevindirici sonuçlar. Çünkü artık gerçek yaşam verilerini açıklıyorsunuz. Kasım 2021’de preklinik çalışmalardan Faz 3 çalışmalarına kadar bütün sonuçlar ve üretim prosesleri ile birlikte, acil kullanım için başvuru yapıldı. 25 Aralık 2021 tarihinde, acil kullanım onayı alındı. Faz 3 çalışmaları sırasında aşının seri üretimi ile ilgili çalışmalar devam ediyordu. Ocak ayında ilk seri üretimler tamamlandı. Şu anda ayda 3 milyon doz Covid 19 Turkovac aşısı üretebilir hale geldik” dedi.









