ÖZÜBEK; BAŞKASININ ALDIĞI PARADA GÖZÜMÜZ YOK AMA HAKKIMIZI DA YEDİRMEYİZ!

ÖZÜBEK; BAŞKASININ ALDIĞI PARADA GÖZÜMÜZ YOK AMA HAKKIMIZI DA YEDİRMEYİZ!

Türkiye Kamu-Sen İl Temsilcisi ve Türk Sağlık-Sen Bolu Şube Başkanı Furkan Özübek, son günlerde gündeme gelen çalışanlara ödenen yemek ücretleri ve bu ücretlerin vergilendirilmesi konusunda açıklamada bulundu. 

Memurların çıplak maaş haricinde farklı adlar altında aldığı birçok ödeme prime esas kazanca dahil edilmemekte olduğunu dile getiren Furkan Özübek, ‘yıllarca alın teriyle kazanılan bu ödemeler emekliliğe yansımamakta, kamu çalışanları emeklilikte ciddi bir gelir kaybı ile karşı karşıya kalmaktadır’ dedi. 

‘TABLO NE YAZIK Kİ FARKLIDIR’

Türkiye Kamu-Sen İl Temsilcisi Furkan Özübek yaptığı açıklamada; “Bilindiği üzere işveren, işyerinde yemek hizmeti vermediği durumlarda işçiye günlük belirli bir yemek ücreti ödemektedir. Bu ücretin bir kısmı vergiden muaf tutulurken, muafiyet sınırını aşan kısmı gelir vergisine tabi olmakta ve aynı zamanda sigorta primine esas kazanç olarak değerlendirilmektedir. Bu ne demektir? Bu, işçilerin aldığı bu ödemelerin hem emekli maaşına hem de emekli ikramiyesine yansıması demektir. Ancak konu kamu çalışanlarına geldiğinde tablo ne yazık ki farklıdır. Memurların çıplak maaş haricinde farklı adlar altında aldığı birçok ödeme prime esas kazanca dahil edilmemektedir. Yani yıllarca alın teriyle kazanılan bu ödemeler emekliliğe yansımamakta, kamu çalışanları emeklilikte ciddi bir gelir kaybı ile karşı karşıya kalmaktadır” ifadelerine yer verdi. 

‘EN DOĞAL HAKKIMIZDIR’

Özübek açıklamasının devamında şu cümleleri kullandı; “Bugün gelinen noktada;

35 yıl hizmeti bulunan bir işçi ortalama 65 bin TL civarında emekli maaşı alırken, aynı hizmet yılına sahip lisans mezunu bir sağlık çalışanı yaklaşık 43 bin TL civarında emekli maaşı almaktadır. Öncelikle şunu açıkça ifade etmek isterim ki; Bizim kimsenin aldığı maaşta gözümüz yoktur. Ancak devletimizin sunduğu imkânlardan kamu çalışanlarının da adil ve eşit şekilde faydalanması en doğal hakkımızdır. Burada asıl sorulması gereken soru şudur: Kendilerini yıllardır “yetkili sendika” olarak tanıtan malum sendika bu konuda neden sessizdir? Kamu çalışanlarının emekliliğini doğrudan etkileyen böylesine önemli bir meselede neden güçlü bir mücadele ortaya koyulmamaktadır?

‘ARTIK TERCİH DEĞİL ZORUNLULUKTUR’

Biz yıllardır boşuna söylemiyoruz: “Yetkili ama etkisiz sendikacılık” kamu çalışanlarına kaybettirmektedir. Sendikacılık; susmak değil, sendikacılık; koltuk korumak değil, sendikacılık; çalışanın hakkını cesaretle savunmaktır. Kamu çalışanlarının artık kendilerine şu soruyu sorması gerekmektedir: Haklarımızı savunmayan, sorunlarımız karşısında sessiz kalan bir anlayışı neden hâlâ yetkili kılıyoruz? Emanet ehline verilir. Kamu çalışanlarının emeği de, hakkı da ehil ellerde savunulmalıdır. Bu nedenle diyoruz ki; Kamu çalışanlarının gerçek sesi olan Türkiye Kamu-Sen’e yetki verilmesi artık bir tercih değil, bir zorunluluktur. Çünkü biz;

susmak için değil, mücadele etmek için varız.”

Yorum yazın

UYARI : Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.
13MAR2026