Toplumun her anlamda yaşadığı değişim özellikle manevi ve milli değerlerden uzaklaşma konusunda kendisini daha fazla hissettiriyor. 3 yıldır koronavirüs salgınının gölgesinde geçirdiğimiz Ramazan bayramını bu yıl doyasıya kutlayabilecek olsak da, özellikle gençlerimiz bayram kutlamasından ziyade tatil planları yapmaya başladı.
Haber: Esra Ayden
Gelişen teknoloji gençleri geçmişlerinden ve ananelerimizden kopartarak bilgisayara, cep telefonlarına bağımlı hale getirirken, milli ve manevi değerlerimizden de uzaklaştırdı. Bunun en bariz örneklerini de dini bayramlarda yaşıyoruz. Artık bayramlar eskisi kadar neşeli ve samimi değil.
Nerde o eski bayramlar
Eski bayramların sıcaklığına, samimiyetine, bayramlaşma merasimlerine, kabir ziyaretlerine ve el öpmelerine alışkın olan yaşlı vatandaşlarımız bayram günlerinde artık albümlere bakıp, ‘nerde o eski bayramlar’ diyerek geçmişe özlemlerini dile getiriyorlar.
Eski bayramları doyasıya yaşayan ve o yıllara duyduğu özlemi fotoğraf albümündeki fotoğraflarda ve anlattıkları anılarda saklayan İsmail Kazak, Fatma Özay ve Seyfettin Bınar, zamanla değişen bayram geleneği hakkında konuştu.
Büyük küçük herkese şaka yapılırdı
Gençliğini Salıbeyler Köyünde geçiren ve emekli esnaf olan İsmail Kazak, Ramazan ayında oruçlarını açtıktan sonra namaz kılmak için camiye gittiklerini söyleyerek “Gençliğimizde bazı arkadaşlarımız vardı. Camiye gidince onların arkasına otururduk. Kış günü olduğu için pardesü giyilirdi. Kilitli iğne ile arkadaşlarımızın pardesülerini halılara iğnelerdik. Namaza kalkacakları zaman kalkamazlardı, bazen halıyla birlikte kalkarlardı. Öyle neşeli anlarımız olurdu” ifadelerini kullandı. Camiden dönüşlerinde yapılan şakalara değinen Kazak, “Yaşlı bir Hüseyin Amca vardı. Bu anlattığım en az 60 senelik mevzu. O zamanlar Salıbeyler Köyünde elektrik vesaire olmadığı için herkes elinde eski fenerlerle gelirdi. Camiden çıktıktan sonra yaşlı amcayı kızdırmak için bazı insanlar fenerin fitilini söndürürlerdi. Hüseyin Amca ‘Kim yaptı bunu?’ diye kızardı. Sonra bazı kişiler onu eve götürürdü. Böylece geceyi ihya ederlerdi” diye konuştu.

Salıbeyler’de bayram yaşanırdı
Salıbeyler Köyü gençleri olarak bayramlarda farklı köylerle maç yaptıklarını söyleyen İsmail Kazak “Bayramlarda köyler arasında futbol maçları yapardık. Çok heyecanlı ve eğlenceli maçlar olurdu. Ben merkeb(eşek)e biner köyden ekmek ve helva toplardım. Bunların gelirleriyle de maç yaptığımızdan dolayı futbolcularımıza ziyafet vererek bayramlarımızı eda ederdik. Bayramlarda merkeble giderken çocuklar bizi takip ederdi. Kalabalık bir seyirci hali olurdu” dedi.

Bayramlar değişiyor
Belediye tünelinde, kendi hazırladıkları yöresel ürünlerin satışını yapan Fatma Özay ve Yaşar Özay, eski bayramlarla günümüz bayramlarını değerlendirdi. Eski bayramların çok güzel olduğunu vurgulayan 67 yaşındaki Fatma Özay, “Evlerde yaşlılar gezilirdi, elleri öpülürdü. Eskiden kaba şeker olurdu, o şekerlerden ikram ederlerdi. Çok sevinir mutlu olurduk. Büyüklere giderdik, herkesin elini öpüp bayramlaşırdık. Onlarla güzel vakitler geçirirdik. Şimdiki gençler bayram seyran tanınmıyorlar. Çocuklar bile geçip gidiyor, akraba değilsen elini öpmüyorlar” sözlerini dile getirdi.
Emek verilip hazırlık yapılıyordu
Bayram öncesi yapılan hazırlıklardan bahseden Fatma Özay, “Eskiden kara topak helvası yaparlardı. Unla kavurarak, bazıları eliyle yapardı, bazıları tepsiye döşeyip keserdi. Ama şimdi hazır tatlılar alınıyor. Önceden biz kendimiz yapardık tatlıyı. Artık biz yaşlandık. Gençler var ama onlar da hazır alıyorlar. Ben fırını yakardım 10 tepsi sığardı. Mahalle komşuları bayramdan 2-3 gün önce gelip tatlı açacak mısın diye sorarlardı. 10 tane tepsiyi kızartır onlara teslim ederdim. İşte şimdi o işler yok” dedi.

“Şimdi telefonda bayramlaşma çıktı”
68 yaşındaki Seyfettin Bınar, bayramların zaman içinde değiştiğinin ve eski bayramların tadının başka olduğunun altını çizerek “Evvelden mahallemizde büyük küçük herkes birbirine gider gelir, hal hatır sorardı. Büyüklerimiz tatlılarını, böreklerini hazırlayıp gelecek misafirlerini beklerdi. Muhabbet sohbet çok iyiydi. Şimdiki bayramlarda bu virüs hastalığı yüzünden gelip gitme kayboldu. Şimdiki zamanda saygı sevgi de kayboldu. Şimdi telefonda bayramlaşma çıktı. Artık büyükler ararsa küçükler cevap veriyor büyükler aramazsa telefonla arayıp soran da yok. Bayramların tatlı geçmesini istiyoruz ama hayat şartları da biraz ağır. Millet anca ekmek parası derdine düştü. Bayram için pek bir hazırlık yapamıyor. İdare ediyoruz yine de çok şükür. İnşallah herkesin sağlıklı sıhhatli olduğu, sevgi saygı içinde ve küçüklerin büyüklerini unutmadığı güzel bayram geçirmesini dilerim” ifadelerini kullandı.









