ÖĞRETMEN, ELLER HAVAYA KUŞATILDIN!

Eğitim-öğretim veli, öğrenci, öğretmen üçgeniyle sürdürülen bir süreçtir. Velisiz eğitim öğretim olmaz. Ne zamanki iyi bir veli, iyi bir öğrenci ve iyi bir öğretmen bir araya gelmişse orada harikalar yaratılmıştır.

Süreçte velinin olumlu katkısını bilen öğretmen, Cumhuriyet tarihinden bu yana veliyi okula çekmek için başvurmadığı yöntem neredeyse kalmamıştır. Nihayet “eti senin kemiği benim” anlayışıyla okul kapısından içeriye adeta terk edilen öğrenci modeli yerini velisi tarafından takip edilen öğrenci modeline doğru bırakmaya başlamıştır.

Kuşkusuz bu bir başarıdır ancak öğretmeni beklenmedik sorunlarla karşı karşıya bırakmıştır. Siyasi yaklaşımlar, idari yaklaşımlarda yaranma arzusu, baskı gruplarına şirin görünme gayreti öğretmeni pasifize etmiş, güçlü öğretmen modelinden güçlü veli modeline doğal bir evrimleşme süreci yaşanır hale gelmiştir.

İşte asıl sorunun kaynağı budur. Veli çocuğunun öğretmenine değim yerindeyse “fırça atma” hakkını kendinde buluyorsa, gerekli gördüğünde öğretmenini darp edebiliyorsa, akla mantığa sığmayan gerekçelerle öğretmenini şikâyet edip soruşturma geçirmesine sebep olabiliyorsa o eğitim öğretim yuvasından başarı çıkmaz net söylüyorum.

Öğretmenin sırtından gereksiz yükler kaldırılmalı, okuluna gururla ve güvenle gitmesi sağlanmalıdır. Özellikle velilerimiz öğretmenlerin çocuklarına sağladığı katkının farkında olmalıdırlar. Bakanlık bu konuda veli eğitimine derhal ve acilen el atmalıdır. Öğretmeninin elini güçlendirmelidir.

Öğretmenin Bakanlığından başka kimsesi yoktur. Ancak ne var ki öğretmene her gün yeni bir cephe açılarak adeta kuşatılmaktadır. Her sorun bitmiş, sıra performans değerlendirmesine gelmiştir sanki.  Öğretmene bir de not verilirse sorunlar bitecek. Şaka gibi.

Bakanlığımız diyor ki: “Öğretmenler, görev yaptığı okulun müdürü tarafından, zümre öğretmenleri tarafından, görev yaptığı okulda zümre öğretmenleri haricindeki öğretmenler tarafından, öğrencilerin velileri tarafından, öğrenciler tarafından ve öğretmenin kendi tarafından değerlendirilecektir.”

Şurayı netleştirmekte yarar var. Öğretmenin verilemeyecek hesabı yoktur, olmamalıdır. Denetlemeye evet ama onurlu olması koşuluyla. Bu önüne gelenin öğretmene not vermesiyle olmaz. Bu durumu kabul edilebilir bulmuyorum.

Taslak yasalaşmadan internete düşen ahlaksızca yazılanları okumayanınız yoktur sanırım.

Bir sorum olacak. Öğretmen bunu hak edecek ne yaptı?

Yorum yazın

UYARI : Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.
21ARA2020