KANI BOZUK SİYASETİ

KANI BOZUK SİYASETİ

Dışarıdaki düşmanlarımızın içerideki hainleri kullanarak tertipledikleri alçak saldırıların bir yenisini daha yaşadık İstanbul'da. O İstanbul ki acılara, gözyaşlarına, ihanet ve kahpeliklere alışkın, Fatih'in emaneti, Türk'ün kutsal şehri, gözbebeğimiz. Kırk dört vatan evladının şehadet şerbetini içen ruhları, İstanbul semalarında ebediyete intikal ederken, acılar boğazlarımızda düğümlendi.

Halide Edip Adıvar, Kurtuluş Savaşı'nın ateş, kan ve göz yaşı ile yoğrulan mücadelemizi "Türk'ün Ateşle İmtihanı" olarak adlandırmakla meğer ne kadar da haklıymış. Biz millet olarak hep ateşle imtihan oluyoruz.

 

Bizi kendilerine boyun eğdirmek için ateşle imtihan edenler, başarıyla çıktığımız her imtihandan sonra içimize

 

hep daha fazla ateş salmanın gayretindeler.

 

Ateşin yakmadığı Peygamber Hz. İbrahim gibi Türk Milletini de bu ateşler yakmıyor. Bu iman, bu sebat varolduğu müddetçe yakamayacak.

Türkiye ne zaman Batı'dan özellikle de ABD'den bağımsız milli çıkarları için politikalar geliştirse, içerisi bir yangın yerine çevrilmeye çalışılıyor. Rahmetli Adnan Menderes, ABD'nin gerçek yüzünü görüp o dönemki SSCB ile yakınlaşma politikası uyguladığında ABD, içerideki hainler vasıtasıyla 27 Mayıs Darbesi'ni tezgahladı ve maalesef Adnan Menderes ile ili bakan idam edildi. Ardından kurulan cunta rejimi ve askerin ayar verdiği hükümetler, Batı güdümünden sıyrılamamıştır.

Recep Tayyip Erdoğan, milli politikalar üretip ABD ve AB ile ters düşmeye başladığında ABD bu defa FETÖ aracılığı ile 15 Temmuz Darbe girişiminde bulunmuş ancak millet bu defa oyunu bozmuştur. Türkiye'nin sınır ötesi askeri operasyonel faaliyetlerde bulunmasını Küresel bir güç olma yönünde çıkış olarak değerlendiren ABD ve AB, bir yandan Türkiye'yi yalnızlaştırma ve tekrar boyunduruk altına alma çabası içine girerken öte yandan da Türkiye'deki sorunların kaynağı Recep Tayyip Erdoğan'ın anti demokratik idaresiymiş gibi bir algı oluşturmaya çalışmaktadırlar. Türkiye'nin Başkanlık Sistemine geçiş için yapmış olduğu hamleleri, bir tür otoriterizme geçiş çabası olarak içerideki tetikçileri vasıtasıyla yayma gayretindeler. Özellikle parlamenter sistemden başkanlık sistemine geçme tartışmalarında Ana Muhalefet Partisi CHP'nin kaset mahsulü Genel Başkanı Kemal K. "başkanlık sistemi gelirse kan dökülür" deme alçaklığını gösterebiliyor. Başkanlık Sistemi tartışmasının bir rejim sorunu tartışması olmadığının aksine rejim içinde bir yönetim sistemi tartışması olduğunu bilmekten aciz bu zavallı, asırlar boyunca kanlı imtihanlardan geçmiş bir milleti kanla korkutmaya çalışıyor.

O halde Kemal K'nın şunu bilmesi gerekir. Başkanlık sistemine geçilince kan dökülecekse yani madem ki sen kan dökülmesini istiyorsun o halde merak etme istediğin kan dökülür. Çünkü bu millet kendi iradesine uzanan dışarıdan güdümlü kuklaların pis kanlarını dün olduğu kadar bugünde dökmeye, vatanın bekası için kendi temiz kanını da akıtmaya muktedirdir. Son yaşadığımız 15 Temmuz İhaneti sırasında Türk'ün gösterdiği direniş destanında düşünen beyinler için elbette çıkarılacak dersler vardır. Ancak düşünemeyen, kendisine bildirileni söylemekle yükümlü kuklalar için ders adaletin yumruğu kafasına inince çıkarılır.

Atatürk'ün Partisi'ni HDP ile aynı çizgiye getirip paralel HDP olarak çalışan bir CHP yaratan Kemal K'nın, tutuklu HDP milletvekillerinden, hatta dilinden düşmeyen kan özlemiyle Kandildeki kan emicilerden ne farkı vardır. İstanbul'daki hain saldırının Başkanlık Sistemine geçiş için önerilen Anayasa değişikliği teklifinin meclise sunulmasının hemen ardından gelmesinin Kemal K'nın sözleriyle aynı zamana denk düşmesinin bir anlamı olsa gerek. CHP'nin başındaki güdümlü Kemal K'nın partiden uzaklaştırılmadığı sürece Türkiye'nin sürekli bir muhalefet sorunu olacaktır. Millete değil hainlere hizmet eden bir muhalefet. Selahattin Demirtaş tutuklu iken kankası, eşbaşkanı Kemal K'nın dışarıda hainliğe devam etmesi şehit polislerimizin kanını yerde bırakmak demektir.

Bu millete hainlik ederek, kanı bozuk siyaseti ile bir yere varılamaz. Bu millet bir ölür bin dirilir ancak vatanına sahip çıkar.

Yorum yazın

UYARI : Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.
17ARA2016