KADIN KOMİSYONU TEPKİLİ

KADIN KOMİSYONU TEPKİLİ

Bolu Barosu Kadın Hakları Komisyonu Başkanı Av. Fatma Kubilay, yazılı olarak yayımladığı açıklamada, kamuoyunda büyük tartışmalara neden olan tasarıyla cinsel istismar suçuna getirilmeye çalışılan affı eleştirdi.

Önerinin geriye çekilmesi gerektiğini belirten Kubilay; “TCK 103.maddeye eklenmesi önerilen geçici madde 1’in 2.fıkrasına göre;

“cebir, tehdit, hile veya iradeyi etkileyen başka bir neden olmaksızın 16/11/2016 tarihine kadar işlenen cinsel istismar suçunda, mağdurla failin evlenmesi durumunda ceza muhakemesi kanununun 231.maddesindeki koşullara bakılmaksızın hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, hüküm verilmiş ise cezanın infazının ertelenmesine karar verilir…”

 

Tasarının bu haline bakıldığında görüleceği üzere cinsel istismar suçlu veya hükümlülerine af getirilmeye çalışıldığı gibi, çocuk tecavüzlerine evlilik kılıfı altında meşruluk kazandırılmaya çalışılmaktadır. Bu öneriyi haklı çıkarabilecek hiçbir hukuku ve ahlaki dayanak söz konusu olmadığı gibi toplumsal vicdanı da yaralamaktadır” ifadelerine yer verdi.

‘BU DURUM ÇOK DAHA VAHİMDİR’

       

İstismara uğrayan çocuk üzerinde oluşan baskılara dikkat çeken Av. Fatma Kubilay; “Her ne kadar cebir, tehdit, hile veya iradeyi sakatlayan başka bir nedenle cinsel istismar suçu işleyenler bu düzenlemeden yararlanamayacaklar dense de, her cinsel istismar fiilinde ruhsal veya fiziksel bir baskı olduğu şüphesizdir ki çocuğun cinsel istismarında bu durum çok daha vahimdir. En küçük söz, bakış, karşısındakinin görünüşü dahi çocuk için cebirdir, tehdittir, baskıdır. Eylemin oluşumundan sonra ise evlilik söz konusu olduğunda çocuk için çok daha fazla baskı unsuru söz konusu olacaktır. Aile, çevre v.s. baskısı ile çocuk rızası olduğunu belki kelimenin anlamını dahi idrak edemeyecek durumda olduğu halde beyan edecektir. Hal böyle olunca artık kesinlikle, asla rızası tartışması yapılamaz” dedi.

SUÇLULARI CESARETLENDİRECEKTİR

Önerinin bu suçu işleyecek olanları cesaretlendireceğine dikkat çeken Kubilay; “Önerilen düzenlemenin 16 Kasım 2016 tarihine kadar işlenen suçlar açısından bir örtülü af olması, sonraki tarihlerde işlenen suçların faillerinin de talepte bulunmalarına yol açacak olması, cinsel istismara maruz kalan çocukta meydana gelen travmanın evlilikte daha da artacak olması, bu suçları işlemeyi cesaretlendirecek olması, Medeni Kanundaki evlilik yaşının göz ardı edilmesi ve Türkiye’nin taraf olduğu tüm uluslararası sözleşmelerin ihlal edilmesi, 18 yaş altı her bireyin çocuk olduğu ve anayasamızın 41.maddesinin “devlet her türlü istismara ve şiddete karşı çocukları koruyucu tedbirler alır” hükmü karşısında bu düzenleme ile kazanılmış hakların dahi geriye gidişinin söz konusu olduğu da dikkate alınarak tüm kadın kuruluşları gibi Bolu Barosu Kadın Hakları Komisyonu olarak bu önerinin mutlaka geriye çekilmesini talep ediyoruz” cümlelerini kullandı.

Yorum yazın

UYARI : Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.
21KAS2016