Başlık biraz değişik oldu galiba! Temmuz ayı içerisinde işim sebebiyle yaklaşık bir haftayı İtalya’da direksiyon başında geçirdim. Deniz seviyesinden, 3000 mt. yüksekliğe kadar yol kat ettim. Kuzey İtalya’da 6 bölgeyi arşınladım ( Lombardiya, Toskano, Liguria, Emilia Romagno, Veneto, Trentino Alto Adige) Şüphesiz İtalya gerçek bir turizm ülkesi. Öncelikle ciddi bir bilinç ve planlama ile gidiyorlar. Zaten ülkenin coğrafyası ve tarihide bunu fazlasıyla destekliyor. Unesco Dünya sanatsal mirasının %60-70 inin İtalya’da olduğunu kayıt altına almış. İnanın her yer turist kaynıyor. Mekanlarda boş bir masa bulmak neredeyse imkânsız.

Özellikle coğrafi benzerlikleriyle Bolu ve Kıbrıscık’ı andıran İtalya’nın Alpler bölgesine (Terentina Alto Adige) değinmek istiyorum. Rakımın 1000 – 3000 mt. Olduğu onlarca köy ve kasaba var. Bu yerleşim yerleri; Doğa, Spor ve Kırsal Turizm çeşitlikleriyle ekonomilerini çeviriyorlar. Kış aylarında kayak, Yaz aylarında spor kampları, yürüyüş, bisiklet, kamp karavan ve agro turizm olarak geçen tarımsal faaliyetlerin yapıldığı önemli merkezler olarak karşımıza çıkıyor. Yüzlerce butik otel var! Tabi göze en çok çarpan şey ise temizlik! Sokaklar, caddeler, doğa tertemiz. Son günlerin ilimizdeki önemli gündem konularından bir tanesi KIBRISCIK! Nüfusu sebebiyle ilçe statüsünü kaybedeceği yönündeki gelişmeler. Kıbrıscıklı dostlar belki bana kızacaktır ama Kıbrıscık ilçe olsa ne fark, eder köy olsa ne fark eder! İlçede bulunan 5-6 kamu dairesi Kıbrıscık’ı ne kadar ayakta tutabilir ya da gelişimine ne katkı verebilir. Zaten günümüz dijital çağında birçok kurum ve kuruluş işlevini kaybetmiş durumda olup her geçen gün kaybetmeye de devam edecektir.

Kıbrıscık; Nüfus 2810, Rakım, 1090, Şehir merkezine uzaklık 66 Km.
İtalya’da bir köy Corvara in Badia; Nüfus 1340, Rakım 1568, Şehir merkezine uzaklık 64 Km. Corvara ve çevresinde 155 tane turizm belgeli konaklama tesisi var. Gecelik yıllık ortalama fiyat 70.-€. Kış aylarında kayak, yaz aylarında dağcılık, yürüyüş, bisiklet, Kamp Karavan turizmi yapılıyor. Eğer merak edip şu anda Corvara da ki gecelik konaklama fiyatlara bakarsanız gözlerinize inanamazsınız.

Bolu’nun (il genelinde) bir turizm şehri olduğunu söylemek zaten tamamen kendimizi kandırmaktan başka bir şey değildir. Bolu’da gelmiş geçmiş hiçbir kamu kuruluşu ve idarenin böyle bir vizyonu ve hedefi olmamıştır. Bolu’da ki turizm Yardanın Bolu’ya bahşettiği coğrafya üzerine gerek bazı müteşebbisler gerekse bazı devlet kurumlarının bireysel girişimi ile oluşmuştur. Planlı bir turizm örgütlenmesi ve devlet desteği olmadığı takdirde bu kısır döngü devam edecektir. Açık ve net, güçlü, saygın siyasetçiler ve vizyoner kamu yöneticileriyle ancak bunu gerçekleştirebiliriz. Bolu’daki ve Ankara’da ki Kıbrıscık lobisi ya da diasporası Kıbrıscık için Ankara’da çözümler üretmelidir. Yoksa Bolu’da ki dar zeminlerde, siyasi partilerin koridorlarında, yerelde birkaç koltuk elde etmenin dışına çıkamazlar ve Kıbrıscık ile ilgili bir siyaset üretemezler. Kıbrıscık’ın kurtuluş reçetesi sadece TURİZM dir. Başka hiçbir şey Kıbrıscık’ı kurtaramaz. Hele hele tavukçuluk hiç kurtaramaz. Aktif yerel siyasetin içindeyken Ekim 2022 de Bolu Hedef Gazetesinde Kıbrıscık ve Seben için Turizm’le ilgili görüşlerimi paylaşmıştım. O gün bugündür değişen hiçbir şey olmadı. İnanın değişeceğini de sanmıyorum.










