İlimizin Osmanlıdan miras ilçesi olan Göynük’te, Belediye Başkanı Kemal Kazan’ın çabalarıyla kaybolmakta olan bir kültür tekrar canlandırıldı.
Doğal yapısı ve kendine özgü evleriyle hala Osmanlının izlerini tam anlamıyla taşımaya devam eden Göynük ilçesi, insan yapısı ve kültürüyle Türk tarihine ışık tutmaya devam ediyor.
Başkan Kazan sorumluluğunun farkında
Belediye Başkanı Kemal Kazan’ın şehrin tarihine ve kültürüne verdiği önemle, her geçen gün buram buram tarih kokmaya devam eden Göynük ilçesinde, son dönemlerde kaybolmaya yüz tutmuş, tokalı örtüler ve el sanatları tekrar canlandırıldı. Göynük ilçesine özgü desenlerle örülen örtüleri yaşatabilmek için İŞ-Kur ile ortak bir proje yürüten Belediye Başkanı Kemal Kazan yaptığı açıklamada; “Bizler yarın ölüp gideceğiz ama atalarımızdan bize kalan bu mirası, kültürü yaşatmak için elimizden geleni yapmaya çalışıyoruz. Göynük bir tarih ve kültür şehridir. Osmanlının bize emanetidir. Akşemseddin Hazretlerinin bizlere emanetidir. Bu şehirde Belediye Başkanlığı yapmanın sorumluluğu ve yükü ağırdır” ifadelerine yer verdi.
Bu tarih bu kültür sorumluluk ister
Göynük’ü diğer ilçelerden farklı kılan bir çok özelliğinin olduğunu belirten Kemal Kazan; “Göynük’te
Belediye Başkanıysanız alt yapı çalışmaları, yol, kaldırım yapmakla işiniz bitmez. Burada ki tarihe ve kültüre sahip çıkmak zorundasınız. Bakın özellikle ‘zorundasınız’ diye vurguluyorum. Çünkü bu tarih ve kültür sorumluluk ister. Akşemseddin diyarının Belediye Başkanı olmak kolay değildir. Tek duam Rabbim bizleri onlara karşı mahcup etmesin” dedi.
15 kişi iş sahibi yapıldı
Göynük desenlerinin kaybolmaması adına İŞ-Kur ile yapılan projede Belediye tarafından kurulan tezgahlarda bugüne kadar ilk etapta 15 kişi mezun edilerek iş sahibi yapıldı. Yapılan çalışmalar hakkında bilgi veren Belediye el sanatları yöneticisi Merve Akı, bu işi ticaret olarak değil, bir kültürü yaşatmak adına yaptıklarını dile getirdi.
Yeni projeler hazırlıyorlar
Akı yaptığı açıklamada; “Son dönemlerde tokalı örtüler ve Göynük’e ait orijinal desenler yavaş yavaş kaybolmaya başlamıştı. Bazı köylerde yaşlı ninelerimiz, teyzelerimiz bu kültürü devam ettiriyordu ama önler öldükten sonra bu kültür kaybolup gidecekti. Belediyemiz bu konuda yaptığı çalışmalar sonrasında artık içimiz rahat. Yeni tezgahlarımız oluştu. İlk etapta 15 kişi mezun ettik. Sonra 5 kişi daha bu tezgahlarda yetişti. Yeni bir projeyle devamını getirmeyi düşünüyoruz” dedi.
Onlar hikayelerine sahip çıkıyor
Göynük tokalı örtülerin öneminden de bahseden Merve Akı; “Burada her örtünün, desenin bir hikayesi vardır. Yani eşi ölmüş bir kişi derdini kimseye açamamış ve tutmuş bir desen örmüş acısını o desene akıtmış. Aynı şekilde eşi askere gitmiş bir kadınımız özlemini kimseyle paylaşamayınca oturup desenini örmüş ve özlemini bu desene akıtmış. Ortaya bu örgüler çıkmış. Her örgünün, desenin bir hikayesi var. Bizim kursiyerlerimizde tezgah başına geçince susuyorlar, dalıp gidiyorlar ve içlerindeki acıyı veya sevinci, özlemi işliyorlar. Bu örgülere hikayeleriyle bakamazsanız anlayamazsınız” ifadelerini kullandı.
Amaç ticaret değil
Amaçlarının ticaret olmadığını özellikle vurgulayan Akı; “Biz Göynük’ün, bir Beypazarı, Safranbolu olmasını istemiyoruz. Onun için ticaretten ziyade bu kültürün yaşamasını istiyoruz. Burada Gürcüler Konağında da bu kültürü yaşatmaya ve gelen misafirlerimize anlatmaya çalışıyoruz. İnsanlar buradan hatıra bir şeyler götürmek istediklerinde de onlara uygun, çanta, atkı veya sehpa örtüsü şeklinde örülen örtülerimiz var. Ama burada dahi ana hedefimiz kültürümüzü yozlaştırmamak” cümlelerine yer verdi.
DAHA FAZLASI İÇİN GAZETENİZİ ALMAYI UNUTMAYINIZ!








