İlimizin genç mimarlarından Nurullah Avcı, Bolu’ya dair hayallerini anlattı. Herkesin kaliteli bir yaşamı hak ettiğini belirten Avcı, birbirinden özgü ve başarılı projelerle Bolu’nun mimarisine katkı sağlamak için kollarını sıvadı.
K
entin ihtiyaçlarına cevap vermek adına mezuniyetinden hemen sonra CENKA Mimarlık ofisini açan genç mimar Nurullah Avcı,
projeleriyle adından sıkça söz ettireceğe benziyor.
Doğuş Üniversitesi’nden Ağustos 2019’da mezun olan Avcı, “Öncelikle kendimi tanıtarak başlayayım. Mezuniyetimden itibaren CENKA Mimarlık’ın sağlam temellere oturması adına hazırlık yapıyordum. Şehrimizin ihtiyaçlarına cevap verecek bilgi birikime ve inandığım mimari değerleri kağıda dökecek yetkinliğe sahip olduğuma inandığım anda ofisimi açtım” İfadelerine yer verdi.
‘Ailemden çok destek gördüm’
Mimarlığın durağan ve hatları keskin olan bir meslek olmadığının altını çizen Avcı, “Gerek iç mekandaki çözümlerde gerek cephede kullanılan tarzın standartlaşamayacağına inanıyorum. Teknolojinin inşaat sektöründe bulunan her iş koluna yenilik şansı sunduğu bir ortamda modern mimariyi dar bir çerçeveye sığdırmamak ve günceli hemen yakalayabilmek gerekir. Bahsettiğim olgular elbette yetkinlik gerektirir. İnşaatın aile mesleğimiz olması mimari yetkinliklere sahip olmak adına bana birçok fırsat tanıdı. Abim Kamuran Avcı’nın da desteği ile üniversite hayatımın başından itibaren Akkent Yapı’nın tüm proje süreçlerinde yer almaya çalıştım” dedi.

Azimle çalıştı, hayaline kavuştu
Hayal ettiği mesleğini yapabilmek amacıyla özveriyle çalıştığını, pes etmediğini belirten Avcı, mimar adaylarına prensip sahibi olmalarını ve hayallerinden vazgeçmemeleri konusunda tavsiyelerde bulundu. Avcı, “Kadıköy’de meslek hayatında 50 senesini geride bırakmış kıymetli bir mimar olan Sayın Abdullah Yılmaz’ın tasarım ofisinde 1 seneye yakın okul dersleri ile birlikte çalışma hayatını yürüttüm. Buradan Kamuran Bey’in sektöre dair Abdullah Bey’in de tasarıma dair doğru yönlendirmeleri için bahsettiğim iki isme de teşekkür etmek istiyorum. Elbette Üniversite hayatı tamamen mesleki kaygılarla geçmemeli. Sosyalleşme fırsatları değerlendirilmeli. Ben de kendi okulumda Fenerbahçeliler Kulübü Başkanlığı ile birlikte 1907 ÜNİFEB’de Doğuş Üniversitesi Sorumluluğu ve 1907 ÜNİFEB Projeler Komitesi Üyeliği görevlerini üstlendim.
Yaşadığımız topluma değer katabilmek adına ...
HABERİN TAMAMI İÇİN GAZETENİZİ ALMAYI UNUTMAYIN...








