Karşımızda yaklaşık 40 yıldır devletin ve toplumun iliklerine işlemiş bir örgüt var.
15 Temmuz öncesi hatta 17-25 Aralık öncesi sürekli dile getirdik, bu örgüt pkk’dan daha tehlikeli, ellerinde devletin yasal mermisi ve resmi mührü var diye…
***
Seksenli yıllardı, henüz çocuk denilecek yaştayım.
Bizden birkaç yaş büyük, bunların içerisinde olan bir arkadaşımız, öve öve bitiremiyor Fetullah Gülen’i…
Hoca; ‘ok yaydan çıktı. Artık bizi kimse durduramaz’ demiş.
Nasıl işlenmişse hafızama, hala hatırlarım. İlk kez duymuştum; ‘Ok yaydan çıktı…’
Edebiyata olan düşkünlüğüm çocukluk dönemimden başlar.
Yıllardır, nerede farklı bir deyim, cümle, kelime bulsam cebime doldurdum.
Lakin beni yazar yapan annemin deyimleridir; “Ağır dur, batman gel. Kendi haysiyetuni kendun taşi. Giydurma bağa eski çaruklaru mi…”
Kimse görmesin diye yorganı başıma çeker, bu kelimelerle oynardım, şehirler kurar, şehirler yıkardım.
***
Velhasıl 80’li yıllarda, ‘ok yaydan çıktı’ diyen bir örgüt var karşımızda.
Tüm suçu Ak Parti’ye yükleyemeyiz.
Ak Parti’yi masumda kabul edemeyiz.
Gelinen noktanın tek sorumlusu onlardır.
Diğerlerini uyaran yoktu ama bunları çok kişi uyardı.
***
80 ihtilali sonrası tüm iktidarlardan destek alan ve Özal döneminde, oku yaydan çıkartan bir yapı.
Ak Parti iktidarıyla kendi mecralarına kavuştular ki, Ak Partinin en büyük şansızlığı, örgütü en güçlü döneminde, kucaklarında bulmaları…
Ak Partiyle birlikte farklı bir toplumsal yapı oluştu.
Ak parti ve paralel işbirliğiyle köylü Mehmet amcam imtiyazlı hale geldi.
Tapu sahibi oldu. Devlet kurumlarında sıra beklemedi. Hastanelerde işi görüldü.
Paralel onlara farklı bir dünya açtı.
Artık sadece muhtar Ali’nin değil, onlarında her kurumda bir tanıdığı vardı.
Ve artık şehirde de, siyasette de söz sahibiydiler.
Lüks araçları, şehirde, köyde, hatta yazlık yerlerde tapuları vardı.
Çocukları Amerikalarda okumaya başladı, profesör oldular, yargıç oldular, vali oldular…
Bu imkanlara Fetullah Gülen sayesinde kavuştular.
Yıllarca araştırılması ve üzerine tezler yazılması gereken sosyolojik bir durumdur bu.
Bu durumu çözemezseniz, örgütle mücadelede edemezsiniz.
***
Örgüt, Ak Parti iktidarıyla bunları çok rahat yapabildi.
Çünkü dışardan bakıldığında çok aynıydılar.
Bu aynılık onları kardeş yapmıştı.
Biz ne kadar uyarsak da; ‘bu g.toğlanlarından size kardeş olmaz’ diye dinletemedik.
Hala dinlemeyenler var.
***
Kabe’den bir adam gelmiş, zencileri anlatıyor. Hoca da; ‘ya bu zencilerin kadınlarla erkekleri nasıl ayırt ediliyor? diye soruyor…
Durum aynen budur. Şimdi vatandaşta soruyor, ‘bu FETÖ’cülerle diğerlerini nasıl ayırt ediyorlar?’
Hoca’nın merağıyla gidersek,
Orada da tecrübe lazım…
Köyün birinde fuhuş artınca, Jandarma komutanı dayanamamış, erkeklerle kadınları köyün meydanına toplamış.
Kadınların gözlerini kapatıp, erkekleri sıraya dizmiş.
‘Kim kendi kocasını lilisinden tanırsan kurtulur, tanıyamayanları içeri atacağım’
demiş.
Kadının biri gelmiş başlamış avuçlamaya, ‘bu değil, bu değil, bu değil, aha bu demiş’
Açmışlar gözlerini bakmışlar kocası kurtulmuş.
Diğeri gelmiş; ‘bu değil, bu değil, evet bu’ demiş’ almış kocasını gitmiş.
Sıra köyün en meşhur fahişesine gelmiş,
‘bu değil, bu değil, bu değil, bu bizim köyden de değil….’
Şimdi bize soruyorlar bunları nereden tanıyorsunuz ? diye.
Biz yıllardır bunların tezgahından geçtik. Artık öyle bir hale geldik ki, Bolu’nun dışındaki FETÖ’cüleri bile lilisine tutup tanıyabiliyoruz.
Cihangir müdüre olan ısrarımda bundadır.
Bunların tezgahından geçmemiş adamlarla FETÖ ile mücadele edemezsiniz.
Ha birde o tezgahtan geçip zevk alıp, alışkanlık haline getirenler var ki, onları da başka zaman anlatırım.
***
Bolu’ya dönersek, kamu vicdanı rahat değil.
İlimizdeki yetkililerin başarılı bulmadığımızı ve bunlarla bu işin olmayacağını defalarca yazdık.
Bugün sokakta, caddede; ‘arkası olan güçlü olan korunuyor, diğerleri alınıyor’ algısı hasıl olmuşsa, başta Vali Bey olmak üzere, emniyet ve yargı kanadı şapkayı önüne alıp düşünmeli.
Bu kişisel bir mesele değil, devlet ve millet meselesidir.
Hala algılayamamış olanlara hatırlatmakta fayda var…








