Bolu İzzet Baysal Ruh Sağlığı Hastanesi Başhekimi Doç. Dr. Ayşegül Koç, Ruh Sağlığı Farkındalık ayı dolayısıyla yazılı olarak açıklama yayımladı.
Ruh sağlığının yaşamın her alanını etkileyen genel sağlık ve iyilik halinin ayrılmaz temel bir parçası olduğunu hatırlatan Doç. Dr. Ayşegül Koç, ruhsal olarak zorluk hissedildiğinde yardım istemenin zayıflık değil, bir güç ve cesaret göstergesi olduğunu söyledi.
GEREKLİ ÖNCELİĞİ VERMELİYİZ
Doç. Dr. Ayşegül Koç yaptığı açıklamada; “Ruh Sağlığı Farkındalık Ayı 1949 yılından beri her yıl Mayıs ayında kutlanıyor. Bu ayın temel amacı, ruh sağlığının önemini vurgulamak, ruhsal sağlık sorunları hakkında toplumu eğitmek, bu sorunlarla ilgili damgalanmayı azaltmak ve etkilenen bireylere destek sağlamaktır. Aynı zamanda erken müdahalenin önemini vurgulamak, tedaviye erişimi kolaylaştırmak, ruh sağlığı hizmetlerinin kalitesini artırmak ve ruhsal iyilik halini teşvik etmek de bu ayın önemli amaçları arasında yer almaktadır. Fiziksel sağlığımıza gösterdiğimiz özenin aynısını ruh sağlığımıza da göstermemiz gerektiğinin altını çizmek bu ayın en önemli amaçlarından biridir. Unutmamalıyız ki ruh sağlığımız, en az fiziksel sağlığımız kadar önemlidir. Ancak araştırmalar, insanların fiziksel sağlıklarını ruh sağlıklarından daha sık düşündüklerini göstermektedir. Bu durum, ruh sağlığının öneminin farkında olsak bile, günlük yaşamımızda gereken önceliği vermekte zorlandığımızı düşündürmektedir. Günümüzde, ruh sağlığı sorunlarının küresel bir kriz haline geldiği düşünüldüğünde, bu hedefler eskisinden çok daha fazla önem kazanmıştır” dedi.

YÜZ KİŞİDEN OTUZSEKİZ’İ SORUNBLAR YAŞIYOR
2024 yılında Türkiye’de yapılan araştırmaya göre her 100 kişiden 38’inin psikolojik sorunlar yaşadığını belirten Koç; “Dünya Sağlık Örgütü'nün verilerine göre dünya nüfusunun yaklaşık olarak her sekiz kişiden birinin ruhsal sorunlarla karşı karşıya olduğunu göstermektedir. Ne yazık ki, COVID-19 pandemisi bu durumu daha da kötüleştirmiş, ilk tahminler sadece bir yıl içinde anksiyete vakalarında %26 ve majör depresif bozukluklarda %28'lik bir artış yaşandığını ortaya koymuştur. Bu küresel tablo, ruh sağlığı sorunlarının ne denli yaygın ve artan bir yük oluşturduğunu açıkça göstermektedir. 2024 yılı itibarıyla yapılan bir araştırmaya göre, Türkiye'de her 100 kişiden 38'i psikolojik sorunlar yaşamaktadır. Bir başka çalışmada ise Türkiye'de yetişkin nüfusun %17,2'sinin son 12 ay içinde psikiyatrik bir bozukluk yaşadığı tahmin edilmektedir. Depresyon, anksiyete ve psikosomatik hastalıklar toplumda en sık görülen ruhsal bozukluklar olarak kabul edilmektedir. Nüfusun yaklaşık üçte biri genel bir semptom olarak uykusuzluk çekiyor. Dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu, obsesif kompulsif bozukluk ve travma sonrası stres bozukluğu sık görülen hastalıklar arasında sayılabilir. Bu rahatsızlıklar, bireylerin yaşam kalitesini düşürmekle kalmayıp, aynı zamanda toplum üzerinde de önemli ekonomik ve sosyal yükler oluşturmaktadır. Ekonomik açıdan, ruhsal sağlık sorunları iş gücü kaybına, işte devamsızlığa, düşük performansa ve erken emekliliğe yol açarak önemli maliyetlere neden olmaktadır. Ayrıca, tedavi maliyetleri ve sosyal destek harcamaları da bu yükü artırmaktadır. Sosyal açıdan ise ruhsal hastalıklar, sosyal ilişkilerin bozulmasına, damgalanmaya, ayrımcılığa ve genel iyilik halinin azalmasına neden olabilir. Ekonomik krizler ve mali zorluklar da ruh sağlığı sorunlarını tetikleyebilir veya şiddetlendirebilir. Yoksulluk, işsizlik ve düşük eğitim seviyesi gibi sosyal faktörler de bu sorunlara katkıda bulunmaktadır” ifadelerine yer verdi.
ERKEN MÜDAHALENİN ÖNEMİ
Erken müdahalenin ruhsal sağlık sorunlarının ilerlemesini engelleyeceğini vurgulayan Doç. Dr. Ayşegül Koç; “ Ruhsal hastalığı olan bireylere yönelik toplumda var olan damgalanma ve ayrımcılık, kişilerin yardım aramaktan çekinmelerine ve sosyal hayata katılımda zorluklar yaşamalarına neden olabilirken ayrıca erken müdahaleyi önlemektedir. Ruh sağlığında erken müdahale, ruhsal sağlık sorunlarının ilk belirtileri ortaya çıktığında, sorunlar daha da kötüleşmeden veya kronikleşmeden önce zamanında destek ve tedavi sağlamak anlamına gelir. Erken müdahale, ruhsal sağlık sorunlarının ilerlemesini önleyebilir, belirtilerin şiddetini ve süresini azaltabilir ve gelecekteki atak riskini en aza indirebilir. Özellikle çocuk ve ergenlerde erken müdahale, sosyal ve duygusal gelişimi destekleyerek, sağlıklı ilişkiler kurma ve akademik başarıyı artırma becerilerini güçlendirebilir. Ayrıca, hastaneye yatış gibi daha yoğun ve maliyetli tedavi ihtiyaçlarını düşürebilir ve bazı durumlarda ilaç tedavisine olan ihtiyacı bile önleyebilir veya minimum dozlarda etkili olmasını sağlayabilir. Erken tanı ve tedavi, bireylerin daha sağlıklı ve üretken bir yaşam sürmelerine olanak tanır. Türkiye'de yaygın ruhsal hastalıkların tedavisi için çeşitli etkili yöntemler bulunmaktadır. Bilişsel Davranışçı Terapi (BDT), Kişilerarası İlişkiler Terapisi (KİT), psikodinamik terapi, aile ve çift terapisi gibi farklı psikoterapi türleri yaygın olarak uygulanmaktadır. Bu terapiler, bireylerin düşünce ve davranış kalıplarını anlamalarına, duygusal sorunlarla başa çıkmalarına ve daha sağlıklı ilişkiler kurmalarına yardımcı olur. İhtiyacı olan kişilerde kullanılan Antidepresanlar, anksiyete gidericiler, duygu durumu dengeleyiciler ve antipsikotikler gibi ilaçlar, ruhsal hastalıkların belirtilerini yönetmede önemli bir rol oynar. İlaç tedavisi genellikle psikoterapi ile birlikte daha etkili sonuçlar verir. Daha şiddetli vakalarda Elektrokonvülsif Terapi (EKT) ve Transkraniyal Manyetik Stimülasyon (TMS) gibi beyin uyarım tedavileri uygulanabilmektedir” cümlelerini kullandı.
BİRLİKTE ÖZEN GÖSTERELİM
Bolu İzzet Baysal Ruh Sağlığı Hastanesi Başhekimi Doç. Dr. Ayşegül Koç açıklamasının devamında şu ifadelere yer verdi; “Hastanemizde psikiyatristlerimiz ve psikologlarımız aracılığıyla ayakta psikiyatri klinikleri ve çeşitli terapi hizmetleri ve bağımlılık tedavisi sunmaktayız. Ayrıca hemşirelerimiz, sosyal hizmet uzmanlarımız ve ergoterapistimiz de hasta yönetiminde önemli katkı sağlamakta. Daha yoğun tedavi ve takip gerektiren bireyler için yatarak ruh sağlığı tedavi imkanlarımız da mevcuttur. Çocuk ve ergen ruh sağlığı polikliniğimize de özel önem veriyoruz. Bolu bölgesine özel olarak, şiddetli ve kalıcı ruhsal hastalıkları olan bireyler için sürekli bakım ve destek sağlamak amacıyla Bolu Toplum Ruh Sağlığı Merkezi hastanemiz Bolu İzzet Baysal Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Hastanesi bünyesinde hizmet vermektedir. TRSM'miz, ağır ruhsal bozukluğu olan hastaların takip ve tedavilerini yaşadıkları ortamda sürdürmelerine yardımcı olarak, hastane yatışlarını azaltmayı ve topluma yeniden kazandırılmalarını hedeflemektedir. Ayrıca, alkol ve madde bağımlılığı olan bireyler için AMATEM polikliniğimiz ve yataklı servisimiz de sadece ilimize değil bölgemize ve Ankara iline hizmet vermektedir. Ruh sağlığının, yaşamımızın her alanını etkileyen genel sağlık ve iyilik halimizin ayrılmaz ve temel bir parçası olduğunu bir kez daha hatırlatmak isterim. Ruhsal olarak zorlandığınızı hissediyorsanız, yardım istemekten çekinmeyin. Yardım istemek bir zayıflık değil, aksine bir güç ve cesaret göstergesidir. Unutmayın, yalnız değilsiniz ve yardım almak her zaman mümkün. Daha sağlıklı ve mutlu bir toplum için ruh sağlığımıza birlikte özen gösterelim.”








