Cumhuriyet gazetesi, kurulduğu günden bu yana din bezirganı tarikatlar ve din tüccarlığı yapan cemaatlere karşı mücadele yürütmüştü. Bu cemaatler ve tarikatlarla mücadele edişinin bedeliyse 7 yazarının öldürülmesi ve 1 yazarının da felç geçirmesiyle ödemişti.
Gel gelelim 31 Ekim 2016 sabahı, Cumhuriyet gazetesine
“FETÖ ve PKK terör örgütlerine üye olmamakla birlikte örgüt adına suç işlemek”
iddiasıyla operasyon başlatıldı... Bende ilk gördüğümde gülmüştüm... Gazetenin bağlı olduğu vakfın yöneticilerinin evleri aranmış ve Genel Yayın Yönetmeni Murat Sabuncu başta olmak üzere bir çok yazar, muhabir ve editörler gözaltına alınmıştı... Operasyon haberini ilk gördüğümde 2008 yılında FETÖ'cülerin yaptığı Ergenekon operasyonunda Cumhuriyet gazetesinin aranması ve Ankara temsilcisi Mustafa BALBAY'ın gözaltına alınması aklıma geldi... Evet daha 8 sene önce FETÖ'cülerin operasyonuyla susturulmak istenen Cumhuriyet gazetesi bugün FETÖ'cülükle suçlanıyordu. Herkes gibi bende FETÖ operasyonlarının sulandırılmasına neden olmasından başka bir şeye yaramayacağının farkındaydım. Hatta bu operasyonu başlatan savcınında FETÖ mensubu olduğu iddiası hakkında Adalet Bakanı Bekir BOZDAĞ “O savcının verilmesini talihsizlik olarak görüyorum. Keşke böyle bir görevlendirilme yapılmamış olsaydı. Başka birisi pekala yapabilirdi. Bizim savcıları değiştirme görevimiz yok. O başsavcılığın görevi. Kötü niyetin olmadığını çok net ifade ediyorum. Sayın başsavcımız, haberi yapan muhabire soruşturma olmadığını söylüyor” demişti.
Bence tam Zaytung'luk bir gelişme! Hem bir şeyden eminim ki bu gazetenin ismi Cumhuriyet olmasa bu operasyon yapılmayacaktı. Son günlerde Lozan, Anıtkabir, Misak-ı Milli sınırları, boş boş adaların muhabbetinin yapılması başkanlık sistemiyle birlikte yapılmak istenen sessiz devrimin zeminiydi... Eminim milletimiz bunları yemez ve Fetullahçı Terör Örgütü'nün kalkıştığı darbeye de sessizce getirilmek istenen rejimede karşı durur...
Kurulduğundan beri yalaka değil ilkeli duruşuyla gazetecilere “gazetecilik” veren Cumhuriyet'e yapılan bu operasyon gerçekten manidar. Zaten Cumhuriyet gazetesi bu tür baskılara karşı tecrübeli. Her darbe döneminde en az siyasi partiler kadar zarar görmüş ona rağmen seküler çizgisinden sapmamıştı... Ayrıca 2007'de ki “Tehlikenin farkında mısınız?” reklamlarına totosuyla gülen ikinci cumhuriyetçi çakma aydınlara da selam olsun, siz saten geceliğinizle puronuzu içmeye devam edin...








