“BU SÜREÇTEN PSİKOLOJİK OLARAK EN ÇOK ONLAR ETKİLENDİ”

“BU SÜREÇTEN PSİKOLOJİK OLARAK EN ÇOK ONLAR ETKİLENDİ”

Çocuk Nörolojisi Uzmanı Dr. Ayşegül Danış, hem çocukluk çağında epilepsi hastalığı hakkında merak edilenleri, hem de korona virüs salgını sırasında epilepsi tanılı hastaların ve ailelerin dikkat etmesi gerekenler hakkında bilgiler verdi.

8 Şubat Dünya Epilepsi Günü’nde AİBÜ İzzet Baysal Eğitim Ve Araştırma Hastanesi Çocuk Nörolojisi Uzmanı Dr. Ayşegül Danış, epilepsi hastalığı hakkında detaylı bilgiler verdi.

“KRONİK BİR HASTALIKTIR”

Epilepsinin sık görülen kronik bir hastalık olduğunu ifade eden Dr. Ayşegül Danış, “Nöbet geçirme ile belirti veren bu hastalık ne yazık ki çocukluk çağında oldukça sık görülmektedir. Bu nöbetler aileler için kaygı uyandırmaktadır. Epilepsi, halk arasında yaygın olarak bilinen adı ile ‘Sara Hastalığı’ , beynin elektriksel aktivitesinin ani ve şiddetli olarak bozulmasından dolayı kişinin davranışlarının,  hareketlerinin ve bilincinin bozulduğu nöbetlerin görüldüğü bir hastalıktır. Çocukluk çağında her zaman altında bir neden yatmaz. Bazen idiyopatik tip dediğimiz altında bir neden saptanamayan epilepsilerden de olabilir. Saptanabildiğinde altta yatan nedenler; beynin gelişim anormallikleri, beyni de etkileyen geçirilmiş enfeksiyonlar, dolaşım bozuklukları ve enzim eksiklikleri gibi durumlardır” dedi.

“SAKİN KALMAYA ÇALIŞIN” 

Çocuklarda normalden farklı hareketler, kasılmalar, titremeler, sıçramalar olduğu bir atak gözlemlendiği takdirde epilepsi açısından incelemek gerektiğini vurgulayan Danış, “Bilinç nöbetlerin çoğunda kapalıdır, çocuk etrafında olanların, konuşulanların farkında değildir. Ancak nadiren bilincin korunduğu nöbet türleri de görülebilmektedir. Çocuğunuzda böyle bir durumdan şüphelendiğiniz bir hareket olursa öncelikle çocuğunuza ismiyle seslenin, dokunun durum değişmiyorsa, titremeleri, kasılmaları varsa çocuğunuzu düz bir zemine, tercihen yere, yan yatırın. Böylelikle nöbet sırasında düşme ve sakatlanma riski ortadan kalkmış olur. Elinizi ağzına sokmayın, yan yatınca hava yolu açık kalacaktır. 112’yi arayarak ambulans çağırın. Bu sırada bir şeyler koklatmanın, üzerine su dökmenin hiçbir faydası olmaz, aksine çocuğa zarar verebilir. Sakin kalabiliyorsanız bu sırada kameralı telefonunuz ile çocuğunuzun videosunu çekmeniz biz hekimlere hastalığın teşhisi ve tipini belirlemek için çok yardımcı olacaktır” cümlelerine yer verdi.

 “HER YAŞTA GÖRÜLEBİLİR”

Epilepsi hastalığının yenidoğan dönemi dahil tüm yaşlarda görülebildiğini hatırlatan Danış şunları dedi: “Her yaşta altta yatabilecek nedenler farklıdır. Yapılan araştırmalar hastalığın sıklığının farklı toplumlarda, 100.000 çocukta 40 ile 180 arasında değiştiğini göstermektedir.  Epilepsiden şüphelenilen bir hastada olayın ayrıntılı öyküsü detaylıca dinlenmelidir. Çekilebildiyse olay anının video kayıtlarının izlenmesi tanı için biz hekimlere çok faydalı olmaktadır. Hastaneye başvurduktan sonra çocuğun ayrıntılı muayenesi yapılır, neden olabilecek durumlar açısından tetkik edilir. Tanı için Elektroensefalografi (EEG) denilen tetkik uygulanarak hastanın beyinden kaynaklı elektriksel aktiviteleri incelenir.”

 BU SÜREÇTE AİLELERE BÜYÜK SORUMLULUK DÜŞMEKTEDİR

Epilepsi teşhisi konulan çocuklarda uygulanan tedavi sürecine de değinen Dr. Danış, “Epilepsi tedavisi ilk olarak antiepileptik ilaçlarla yapılır. Bu süreçte ailelere büyük sorumluluk düşmektedir. İlaç saatlerine uyulması tedavide çok önemlidir. Hastaların çoğunda tek bir ilacın düzenli kullanımı ile nöbetler kontrol altına alınabilir. Ancak bazı dirençli epilepsi hastalarında birden fazla ilacın kullanılması, pil takılması, epilepsi cerrahisi uygulanması, diyet tedavileri gibi alternatif yöntemlerin de kullanılması gerekebilir. Tedavi sürecinde çocuğun uzun süre aç ve uykusuz kalmaması gerekmektedir. Grip ilaçları, alerji ilaçları gibi ilaçlar nöbetleri tetikleyebilir, bu yüzden eğer epilepsi tanılı bir çocuk başka bir nedenle, düzenli takipli olduğu klinik dışında bir yerde muayene olursa muayene eden doktora muhakkak çocuğun epilepsi teşhisi olduğunu ve kullandığı epilepsi ilacının adı söylenmelidir. Ayrıca bazı epilepsi türlerinde nöbetler ışık, ekran gibi uyaranlarla tetiklenebileceği için doktorun tavsiyesine göre televizyon, bilgisayar, tablet gibi uyarıcıların kullanımı düzenlenmelidir.  Hastaların tedavi yanıtları ve ilaçların olası yan etkileri açısından düzenli kontrolleri yapılmalıdır” ifadelerine yer verdi.

 “HASTALARIMIZ PANDEMİDE ZOR GÜNLER GEÇİRİYOR”

Pandemi sürecinde özellikle epilepsi tanılı çocuk hastaların, kronik hastalığı dolayısıyla takip ve tedavisi gereken tüm hastaların çok zorlandığını dile getiren Danış, “Corona virüs pandemisi dolayısıyla toplu taşıma araçlarını kullanmaktan, insanların yoğun olarak bulunduğu hastane gibi ortamlara girmekten çekinmektedirler. Düzenli kullanmaları gereken ilaçların rapor sürelerinin Sağlık Bakanlığımız tarafından uzatılması, reçete edilmesi gerekmeden eczanelerden direk temin edilebilmesi bu süreçte hastaların hekim muayenesi ve tetkikleri dışındaki hastane başvurularını azaltmıştır. Sürecin ne kadar süreceği ne yazık ki belli değildir, bu nedenle sosyal mesafe ve kişisel önlemlerini alarak düzenli kontrollerine devam etmeleri uygun olacaktır. Epilepsi tanılı çocuklarımızın nöbetlerinin enfeksiyonlar ile tetiklenebildiğini bilmekteyiz. Covid enfeksiyonu geçirirken bu hastalarımızın nöbet geçirme ihtimali bir miktar daha artmaktadır. Bu nedenle enfeksiyon şüphesi olursa derhal hastaneye başvurmalarını, nöbetini tetikleyebilecek ilaçları kullanmaktan kaçınmalarını, epilepsi tedavisi için aldıkları ilaçlarına düzenli devam etmelerini ve beslenmelerine dikkat etmelerini öneririz. Bu süreçte eğitimleri online olarak devam eden, hareket edebileceği sosyal ortamlardan uzak kalan çocuk hastaların haliyle ekran maruziyeti artmıştır. Işığa duyarlı epilepsisi olan hastalarda, bu maruziyet nöbetleri tetikleyebilir. Bu açıdan dikkatli olunması, ev içi ailece yapılacak aktiviteler ile çocuğa ekranlardan daha sıcak, samimi bir ortam sağlanmalıdır. Ekran maruziyetinin azaltılması çocuğa kızarak, bağırarak, yasaklar koyarak sağlanmaya çalışılmamalıdır. Bu süreçten psikolojik olarak belki en çok onlar da etkilenmektedir. Unutmayalım ki çocuklarımızın tam iyiliği hem beden sağlığının iyi olması hem ruh sağlığının iyi olması ile sağlanabilir” dedi.

Yorum yazın

UYARI : Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.

1 yorum yapılmış

  • Gülbahar Çağrı (14 Şubat 2025 - 22:14)
    Harika bir doktor... Samimi, güler yüzlü, içten.. Sizi dinlerken kıymet verdiğini hissediyorsunuz.. İlgisi ve gülen yüzü için çok teşekkür ediyorum..
8ŞUB2021