15 yıl önce küçük bir börekçi dükkânı açarak zamanla işini büyüten Zeliha Özdemir, kendi elleriyle yaptığı birbirinden lezzetli yemekleri Bolulu vatandaşların damak zevkine sunuyor. Kadının azmini, çalışkanlığını gözler önüne seren Zeliha Özdemir, 3 kişiye de ekmek kapısı oldu.
Haber: Sevgi PİLGİ
Kadının emeği her yerde kendisini gösteriyor. 15 yıl önce Tataraş’ı açarak zamanla büyüten
54 yaşındaki Zeliha Özdemir, 3 kişinin de evine ekmek götürmesine vesile oluyor.
Anne mutfağından lezzetli tarifler
Başta küçük bir dükkânda işe başladığını zamanla büyüttüğünü belirten Özdemir, “Bu işte çalışmadan önce 12 sene adliyede baro sekreterliği yaptım. 2 arkadaş bu işe girdik, arkadaşım bir yıl sonra bıraktı. Ben tek başıma devam ettim. 5 yıldır şimdi bulunduğum dükkânda çalışıyorum. Dükkânı ilk açtığımız zaman Bolu’da sadece Bolu börekçilik vardı. Zamanla börekçilerin sayısı arttı. Kol böreği, çiğ börek, alt üst börek yapıyordum. Börek yapmakla başladığım işe, zamanla yemek de yaparak devam ettim” dedi.
Sıfırdan başladı
İşe başladığı zaman sermayesi olmadığını, emeklerinin karşılığını zamanla aldığını dile getiren Özdemir, “Hiçbir birikimim yoktu. Esnaf kefalet Kooperatifinden kredi çektim. Dükkân o zaman çok küçüktü. Sadece 3 tane masa vardı. Zamanla işleri büyüttüm. Şuan ki yerimize geçtik. Açıkça söylemeliyim ki hizmet sektörü gerçekten çok zor. Büyük emek istiyor. Yoğun bir tempoda çalışıyoruz. Akşama kadar ayaktayım, sürekli bir şeyler üretmek zorundayım. Ben tek başıma yoruluyorum diye eşim son 5 yıldır bana yardıma geliyor” ifadelerini kullandı.
“Tataraş şahsına münhasır bir yer”
Tataraş’ta sunulan yemeğinden tatlısına kadar her lezzeti kendileri yaptıklarını Özdemir; “Pastası böreği, sulu yemeği, mantısı, sarması, böreği her şeyi ellerimizle yapıyoruz. Yemeği kendim yapıyorum. Müşterileri ben karşılıyorum. Servisi kendim yapıyorum. Tüm bu süreçte ben yer alıyorum. Bu çok güzel bir şey. Şu anda mutfakta çalışan 2 kişi var. Pandemiden önce 3 kişi çalışıyordu. Garson çalıştırmıyoruz. Müşteriler ilgi istiyor; iş yeri sahibinin kendileri ile ilgilenmeleri onlara daha cazip geliyor. Tataraş şahsına münhasır bir yer.15 yıldır oturmuş bir müşteri kitlem var. Kimin neyi nasıl yediğini iyi biliyorum” cümlelerine yer verdi.

“Hayattaki en büyük mutluluğum onların başarısı”
Kendisi çalışmasaydı çocuklarına güzel bir gelecek sunamayacağını vurgulayan Özdemir,
“Beni anneannem büyüttü. Liseden sonra maddi durumlardan dolayı beni okula göndermedi. Okumayı çok istiyordum. Biri erkek, biri kız 2 çocuğum var. Onların kendi ayakları üzerinde durmasını çok istiyorum. Kızım daha öğrenci, oğlum da kafe işletiyor. Oğlum yurt dışında dil okuluna gitti. Ben çalışmasaydım, çocuklarımın eğitim masraflarını karşılayamazdık. Tek maaşla bunlar mümkün olmazdı. Çocuklarımla gurum duyuyorum. Hayattaki en büyük mutluluğum onların başarısı” dedi.
“Ne yediklerini biliyorlar”
Dışarda yemek yemenin riskli olduğunu, müşterilerin gönül rahatlığı ile Tataraş’ı tercih edebileceklerini dile getiren Özdemir, “Bizim mutfağımız müşterilerimize açıktır. Müşteriler mutfağa girip kullandığımız malzemelere bakabilirler. Bunu hiçbir işletmeci söyleyemez. İnsanların yedikleri yemeğin nasıl hazırlandığını bilmeleri, görmeleri çok büyük bir avantaj. Ürünlerimizi güvenilir firmalardan günlük olarak alıyoruz. Müşterilerin içi rahat olsun. Köy tereyağı tercih ediyorum. İnsanlar buraya yediği yemeklerin lezzetine, temiz olduğuna inandıkları için geliyorlar. Ne yediklerini biliyorlar” ifadelerini kullandı.
DAHA FAZLASI İÇİN GAZETENİZİ ALMAYI UNUTMAYINIZ...









