Cemil Meriç, Gazete, dergi ve kitap arasındaki farkı anlatırken ‘Kitap fazla ciddi, gazete fazla sorumsuz. Dergi, hür tefekkürün kalesi. Belki serseri ama taze ve sıcak bir tefekkür. Kitap, çok defa tek insanın eseri, tek düşüncenin yankısı; dergi bir zekalar topluluğunun. Bir neslin vasiyetnamesidir. Kapanan her dergi, kaybedilen bir savaş, hezimet veya intihar… ifadelerini kullanmıştır.
Azeri Anar, Nazım Hikmeti anlattığı kitabında; ‘Türkiyeye geldiğimde sağ ve sol grupların çıkarttığı dergileri alır okurdum. Ve Türkiyenin ne durumda olduğuna dair fikir yürütebilirdim derken derginin ve dergiciliğin toplum ve fikir açısından önemini vurguluyordu.
O fikir zenginliğiyle yetişen nesillerden, şimdi sosyal medya da sadece fotoğraflara bakıp, başlıkları okuyan, her konuda fikir sahibi olduğunu sanan ve eleştiren cahil bir nesile geldik.
Tek fikirleri; para ve rant.
Yıllar önceydi, İlimizde dergi çıkartan bir kadın; ‘Sen benim dergimi eleştiriyormuşsun, kötü laflar ediyormuşsun küstahlığıyla karşıma çıkmıştı.
Evet demiştim; ‘Tuvalet kağıdı dahi bir işe yarıyor. Kıçımızı siliyoruz. Senin bu derginin sayfaları kıçımızı dahi temizlemez. Nasıl eleştirmeyeyim…
Şimdi bu sosyal medyada veya sokakta, sadece gazetelerin fotoğraflarına bakıp başlıklarını okuyarak bizim gazeteciliğimizi eleştirmeye kalkışan cahillerin fikirleriyle neremizi silelim.
Geçelim;
***
Toplumsal olarak büyük bir çöküntünün içerisindeyiz.
Bilimde, edebiyatta, sanatta, siyasette ülkemizde cahilce yapılıyor.
Buna yargıyı da eklediğinizde gelecek adına umutlar azalıyor.
Bu umutları diri tutabilmek adına daha çok çalışmalıyız.
Sıkılmadan, bıkmadan anlatmalıyız.
İlla da hoşgörü, illa da ahlak, illa da akıl…
***
Gelelim seçimlere;
CHPli Tanju Özcanın arkasına aldığı rüzgar tamamen söndü.
Artık ipler Fatih Metinin elinde.
Cumhur İttifakı ve iktidar desteğiyle ilk günlerdeki olumsuzluklar yok artık.
Süreci kontrol edebilen seçimi kazanacak lakin bizim arzumuz Bolu kazansın.
***
Tanju Özcan seçime mevcut Başkan Alaaddin Yılmazın desteğini alarak başladı.
Sloganlar açıktı; ‘Bolu yu yaşıyorum. Boluyu seviyorum
Bu sloganları caddede kime sorarsan sor Alaaddin Beyin sözleri der.
Çünkü Alaaddin Bey 15 yıldır; ‘Boluyu yaşıyorum, Boluyu seviyorum diye diye şehri bu hale getirdi.
Argo tabirle şehrin ırzına geçti.
Şimdi Tanju Bey aynı yolda ilerliyor ve biz; bize, ‘seviyorum, aşkını yaşıyorum diyenlerden ürküyoruz.
Ki Tanju Beyin Belediye Meclis Listesinde de aynı durumla karşılaşıyoruz.
Alaaddin Beye liste hazırla deselerdi; Muzaffer Zengini de Tanju Beyin listesine alır aynı listeyle seçime girerdi.
Birazcık zeka üretebilen, CHP listesinde ki Alaaddin Beyin etkisini rahat görür.
Karsuda çıksın açıklamalar yapsın.
Lakin biz henüz listeler üzerine değerlendirme yapmadık.
Eminim ki, yazdıklarımızdan sonra Kazım Amca utancından arayıp özür dileyecektir.
***
Konuyu çok uzatmadan detayını haftaya bırakarak;
Bolu bizim nazlı kızımızdır ve evlendirirken dikkat etmek zorundayız.
Kızımızı gecelik zevkleri için sevenlerle değil
Eline dokunmaya kıyamayan,
Yanağından öpünce yüreği heyecandan yerinde duramayan aşklara teslim etmeliyiz.
Yani bizim zamparaya, içkiciye, kumarcıya verecek kızımız yok.
Kızımızı 3 ay sonra aldatacağını bile bile nasıl böyle biriyle nikah kıyarız.








