İlimizin yetiştirdiği değerli ressamlardan olan merhum Mehmet Yücetürk’ün eserlerinin yer aldığı ‘Başyapıtlar Sergisi’ geçtiğimiz hafta Yurdaer Kalaycı Kültür ve Sanat Merkezinde açıldı.
Haber: Tuğba ÜLKER
Prof. Dr. Emine Elif Yücetürk, babası merhum Mehmet Yücetürk’ün eserlerinin yer aldığı sergiyle ilgili bilgiler verirken, Mehmet Yücetürk’ün sanatın her yerde ve her şeyde olduğunu düşündüğü için tablolarında her konuya değindiğini söyledi.

“Başarılı bir akademi hayatı olmuştur”
Mehmet Yücetürk’ün çocukluğu ve eğitim hayatı ile ilgili bilgiler veren Elif Yücetürk, “Mehmet Yücetürk 1912 yılında Bolu Salıbeyler köyünde doğmuştur. İlkokul, ortaokul ve lise eğitimini Bolu’da tamamlamıştır. Daha ilkokul çağlarındayken köyde ninesine bakarak yaptığı karakalem çalışması köyde çok büyük bir olay olmuş. Kendi hatıralarında yazdığına göre köyde merak eden herkes Mehmet Yücetürk’ün yaptığı karakalem çalışmasını görmeye gelmiş. Daha çok küçük yaşlardayken resim konusundaki yeteneği anlaşılmış. Lisedeki resim öğretmeni Lütfi Nami Kantaroğlu mutlaka resim eğitimi almasını istemiş. Kendisi de ortaokul çağlarında okuduğu Rembrandt’ın hayatı anlatan kitabın etkisinde kalmış ve hocasının da tavsiyesiyle 1935 yılında İstanbul Devlet Güzel Sanatlar akademisine başlamış. Köyde yetişmiş bir genç olarak Güzel sanatlar Akademisine gitmesi akademik çevreyi çok şaşırtmış. Çünkü o dönem Atatürk’ün Sanat Politikası nedeni ile İstanbul’daki sanatçıların Anadolu’ya giderek Anadolu’daki insanlara sanatı anlatmaya çalıştıkları bir dönemdir. Akademide çok başarılı yılları olmuştur. Daha öğrenciyken eserleri satılıyormuş. Akademi mezuniyetinden sonra 2 yıllık askerlik dönemini tamamladıktan sonra yüksek lisans eğitimi için Yüksek Resim bölümüne girmiş ve birincilikle mezun olmuştur. Sonra ilk olarak Galatasaray lisesinde hocalık yapmış ardından Anadolu’da görevler yapmış ve en son da Bolu’ya yerleşmiştir ”dedi.

“Sanatın her yerde ve her şeyde olduğuna inanırdı”
Mehmet Yücetürk’ün tablolarında her konuya değindiğini dile getiren Elif Yücetürk, “Mehmet Yücetürk için konu sorun değildir, o sanatın her yerde ve her şeyde olduğuna inanıyordu. Dolayısıyla konularını doğanın içinden seçmiştir. İnsanları her zaman bir iş yaparken, bir emek verirken resmetmiştir. Bu bazen bir harman yerinde bir hasat tablosunda kiraz molası verirken bazen bir kömür madeninde çalışan bir işçi olmuş ya da koyunlarını otlatan bir kadın olmuştur. Değişik dönemlerde değişik konular çalışmıştır. Portreleri ve peyzajları var. Farklı kentlerden plaj konulu tabloları var. Bolu panayırını çok fazla çalışmıştır. Elimizde 2 panayır kompozisyonu var diğerleri resmi ve özel koleksiyonlarda” ifadelerini kullandı.

“Elimizdeki koleksiyonu koruyoruz”
Mehmet Yücetürk’ün birçok resmi koleksiyonda tablosu olduğunu belirten Yücetürk “En başta Cumhurbaşkanlığı Sanat Koleksiyonunda tablosu var. Kültür Bakanlığı, Dış İşleri Bakanlığı, Milli Eğitim Bakanlığı ve Orman Bakanlığı gibi bakanlıklarda var. Ankara, İstanbul ve Trabzon Resim Heykel Müzelerinde eserleri var. Milli Kütüphane koleksiyonunda, ziraat bankası ve iş bankası gibi banka koleksiyonlarında da eserleri var. Elimizdeki koleksiyonu biz evlatları olarak korumaya özen gösteriyoruz. Mehmet Yücetürk’ün vefat ettiği 1992 yılından günümüze kadar hiçbir eserini satmadık” dedi.








