BAŞKANIMA II. MEKTUP!

BAŞKANIMA II. MEKTUP!

Ne yalan söyleyeyim ben mektup yazmayı hep sevdim. Hayatım boyunca yüzlerce mektup ve kart gönderdim ve aldım. Bunun temelinde farklı yerlerde yaşamışlıklar yatar. Muhtemelen postayla haberleşen son kuşaklar bizleriz.  Şiirlere, şarkılara konu olan mektuplar artık eski popülaritesinin çok gerisinde, özelliklede bizim gibi modern dünyaya tam olarak modern olamadan dalan ülkelerde. Yılbaşında yurt dışında ki arkadaşlarımdan yine kartlar geldi. Onlar geleneklerini sürdürmeye devam ediyorlar. Bu yıl aldığım kartlardan bir tanesi yine İngiltere’dendi. İngiltere’den  yıllarca gelen mektuplarda yer alan Kraliçe II. Elizabeth temalı pulların yerini Kral III.Charles’ın  almasına halen daha alışamamakla beraber elektronik ortamda  yaptığımız haberleşmelerin ruhsuzluğundan sonra yine de bana  posta yoluyla bir kart gelmesi büyük beni mutlu etti.

 

Şu aralar mektup yazmaya olan hasretimizi, gazetemiz imtiyaz sahibi Mehmet Demirci’nin sitilinden, mektuplarımızda cesaretli kelimeler kullanmayı da sevgili Asiye halanın içi dışı bir karakterinden alırken, mektup alma hasretimiz ise Bolu Adliyesi’nden geçmiş dönem belediye meclisi karalarıyla ilgili tebligatlarla ve mahkeme kararlarıyla gideriyoruz. Neyse lafı uzatmayayım.

 

Sevgili Tanju Başkan’ım, umarım haliniz vaktiniz yerindedir. Ben bildiğiniz gibi koşturmaya devam ediyorum. Bolu’ya hemen hemen her 10 günde bir geliyorum. Sizi ve belediyemizi takip ediyorum. Belediye ajandasının son günlerde ki en önemli konusu olan 100. Yıl Cumhuriyet Parkı projesine yanlış hatırlamıyorsam ilk yıllarımızda 2019 – 2020 de başlamıştık. Ankara’dan bir proje ekibi gelip bir sunum yapmışlardı. Mansur Abi, Feridun, Onur, Asuman Hanım ve diğer arkadaşlarla hep beraber dinlemiştik. Esasında öncesinde seçim vaatleri gazetesinde Hollanda’da masal köyü olarak adlandırılan Giethoorn  benzeri bir proje vardı  diye hatırlıyorum Büyüksu ve Karaçayır havzamız için. Daha önceki dönemde Alaaddin Başkan’ında aynı bölgede büyük farklı projeleri vardı. Yelken yarışları yapılacak, Büyüksu da balık tutulacaktı. Bende bu ve benzer konularda Allah var onu eleştiren çok yazılar yazmıştım. Açıkçası ona biraz haksızlık ettiğimi belediye meclisi tecrübemde anladığımı söyleyebilirim. Alaaddin Başkan kendi döneminde bunu başaramadı ama bu işin ilk fikir babası olarak yer aldı.  Bazı gecikmeler olsa da bugün ciddi bir yol aldığınızı görüyoruz.

Benim şahsi görüşüm ise Bolu gibi etrafı zaten doğal park ve göllerle çevrili bir coğrafyada bu tip büyük bir projenin önceliği tartışılır. Hatırlarsınız; Sn. Yılmaz Büyükerşen’in size söylediği ve sizin de bize aktardığınız; Allah Bolu’ya her şeyi vermiş bizim gibi bozkırın ortasında bir şehir değilsiniz. Yapay güzelliklerle zaman kaybetmenize gerek yok, çok şanslısınız, dediği halen daha kulaklarımdadır. Açıkçası yine bizim dönemimizde gündemde olan Pazar yeri projesinin çok daha önem arz ettiğini söyleyebilirim. Bu arada geçmişte Bolu’da hiçbir teknik adamın tecrübe etmediğini düşündüğüm toplam 400 dönüm büyüklükte bitişik nizam 40 adet ticari bir havuz projesinin bizzat içinde bulunduğumu paylaşmak isterim. Hem de denizden 2 km içeride! Bir de sizde takdir edersiniz ki bizim memlekette süs havuzları nedense pek sağlıklı çalışmaz. Artık suyundan mıdır, işçiliğinden midir malzemesinden midir bilemiyorum. Bu durum beni hep düşündürmüştür. Muhakkak ki hem belediyedeki teknik arkadaşlarımız, hem yüklenici firma risk analizlerini en ince ayrıntısını kadar detaylandırıyor ve titiz sürdürülebilir bir çalışma yapıyordur. 

Bende birkaç noktaya dikkat çekmek isterim. Parkla ilgili rakamlarda gerek belediye sitesinde gerekse basında çıkan haberlerde çok farklılıklar gösteriyor. Yani bir rakam karmaşası var. 6500 Kamyon hafriyattan bahsediliyor. Büyük bir ihtimalle verimli olan bu hafriyat toprağı nasıl değerlendirildi merak ettim. Park içinde yapay bir tepe mi yapılıyor? 31.000 M2 dev su yüzeyi, yani oldukça büyük bir havuz mevzu bahis. Bu havuzun su yüzeyi derinlikleri nedir acaba? Havuzların 3/1 kar suyuyla dolduğunu söylemişsiniz geri kalan 3/2 nasıl temin edilecek?  Son yıllarda Bolu’nun iklim değişikliğinden ciddi etkilendiğini, yaz aylarında derelerin barajların kuruduğu, yer altı sularının çekildiği göz önüne alındı mı? 

Yukarıda bahsettim kendi tecrübemde hesabı yapılmayan buharlaşma oranı projenin sonradan patlamasında çok önemli bir rol oynamıştı mesela. Havuza basılacak su, suyun ıslahı, devir daimî ve benzer sistem girdileri için ne kadar bir elektrik sarfiyatı olacak. Parkın elektrik sarfiyatı için rüzgâr veya güneş enerji santrali proje de bulunuyor mu? Bugün Bolu’da ki su fiyatlarıyla ilgili yapılan spekülasyonlarda suyun şehir ana isale hattına ulaşmasında kullanılan elektrik sarfiyatı sebep olarak gösterilmekte. Bu parkın elektrik faturası Bolulu vatandaşların sırtına mı yüklenecek yoksa park bir çeşit döner sermaye modeliyle mi yönetilecek? 

Canım başkanım, bir de beni iğreti eden şu Gondol meselesi var. Gözünü seveyim şundan vazgeç. Tamam, eski bir Roma şehriyiz ama Gondolların tarihçesi 11. Yüzyıla dayanıyor. Bu özenti ve bölgeyle hiçbir organik bağı olmayan taşıma araçlarını kullanma.  Onun yerine beyaz sandalları sal gitsin. Ona binerek Venedik’te olunmayacak Karaçayır ile Berk arasındasın sonuçta. Ha parkı komple Venedik konseptinde yaparsın anlarım. Aman bir de şu  Yunus figürlü 3 gün sonra boyası güneşten solan paslanan su bisikletlerine bulaşılmamasını  senden istirham ediyorum. 

Yorum yazın

UYARI : Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.
28OCA2026