AYBÜKE

Zordur Ülkücü olmak.

Meşakkatlidir.

Bıyıkları ile, bozkurt sembolü ile dalga geçilmektir.

Sırf milli ve manevi duyguları güçlü olduğu için Faşistlikle suçlanmak, hor görülmektir.

***

En büyük sevdası vatan olduğu için yarım kalan bitmemiş sevdalar demektir ülkücü olmak. Velhasıl bir yanı öksüz, bir yanı hep kırık, gözyaşlarını içine akıtan demektir.

***

Şimdi “bozkurt işareti yapmakla milliyetçi olunmaz” diyenlere sesleneyim birde; şehit olan özel harekatçılara, şehit olan rütbeli rütbesiz askerlerimizin sosyal medyada yayınlanan fotoğraflarına bir bakın hepsi bozkurt selamı ile poz vermişler.

İşte ülkücüler “bir gül bahçesine girercesine” kara toprağa girmekteler.

O işaretle dalga geçen sizler sefa sürerken, lüks arabalara binerken, dini duyguları sömürürken, ülkücüler yatak yüzü, minder yüzü görmeden şehit oluyorlar.

Bir iki süslü, yapmacık söylemle de milliyetçi olunmaz.

Aynası iştir kişinin lafa bakılmaz.

***

Bunlar “Fatiha”yı bile bilmezler diyenlere de sesleniyorum;

“Rehber Kuran hedef Turan” diyen ülkücüler; kutsal kitabımızla, onun ayetleri ile, emirleri ile “bu Bakara iyi makara “ diye dalga geçmiyor, “Kuran-ı Kerim” okuyarak, tekbirlerle, dualarla şehadet şerbetini içiyorlar.

***

Çok doluyum.

Şimdi de ülkücü imiş gibi davranan ve prim yapmaya çalışanlara iki çift sözüm var. Ülkücünün eskisi yenisi olmaz.

Gerçek ülkücü ise eskimez ve asla başka bir ideolojiye kaymaz.

O kişi o zaman ülkücü değildir.

Ülkücü menfaat peşinde koşmaz.

Ülkücü dava arkadaşını satmaz.

Ülkücü dedikodu yapmaz.

Ülkücü iftira atmaz.

Bunları yapıyorsa ülkücü değildir.

Birinci sevdası vatan olan ülkücü vicdanlıdır.

Yardım severdir.

Merttir.

Sözünün eridir.

Gerisi teferruat.

***

Gelelim 22 yaşında gencecik, ben vatanın her toprağında hizmet veririm, görev yaparım diyerek ataması yapıldığında koşa koşa Batman Kozluka giden Aybüke öğretmene.

Sevincini nede güzel paylaşmış “ben öğretmen oldum” diye.

Yiğit Asena.

Nasıl kıydı hainler sana.

Ülkücü, milliyetçi ailenin, ülkücü milliyetçi kızı.

***

Öğretmen oldun, dört bir yana ışığını saçarken, yumuşacık bülbül sesinle de  yürüklere girdin. Ama o ışık, o yürek fazla geldi hainlere.

Kıydılar şehit ettiler seni.

Batıda ki şehirlerden birinde bir özel okulda öğretmenlik yapabilirdi, özel olarak solfej ve enstrüman dersi verebilirdi Aybüke öğretmen.

Ama o vatan toprağına ışık saçmayı, küçük beyinlere yol olmayı, onları yetiştirmeyi seçti. Sonuçta yine yeniden bir ülkücü şehit oldu.

Okuduğun Mağusa limanı türküsünde de dediğin gibi Aybüke öğretmen “seni öldürende yoktur din iman”.

Gözü yaşlı,yüreğimizde yanan bir korla bıraktın bizi.

Türk milleti sana, tüm şehitlerimize ağlıyor. Sana ve tüm bu vatanın evlatlarına kıyan hainlerin, bu hainlerin kıyım yapmalarına destek olanların, göz yumanların hepsi bu dünyada cezalarını çekerler, yaptıkları yanlarına kalmaz inşallah.

***

Kuşkusuz öbür dünyada Allahın adaletinden kaçamayacak, cehennemin en alt kademesinde yanacaklar muhakkak.

Işıklar içinde uyu, mekanın cennetin en güzel köşesi olsun Aybüke öğretmenim.

Sağlıcakla kalın…

Yorum yazın

UYARI : Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.
27AĞU2017