Ak Parti Merkez İlçe eski Başkanı Adil Esen, sosyal medyada paylaştığı bir yazıda, Bolu’nun Ak Partili Belediye yönetiminin adaletsizliklerini dile getirerek isyan etti.
Esen, sosyal medyada paylaştığı yazısında Ak Partili yöneticilerin adaletsiz tutumuna isyan ederek; “Yoksa işyerimiz mi kapatılır kimimizin. Kimimiz baskılarla işinden mi atılır yoksa, kimimiz başka yerlere mi sürülür, elinden ekmeği mi alınır yoksa, kimimiz uğruna bazen göz yumulan o koltuğumuz o makamımız gider diye hep susmaya mı, dilsiz olmaya mı, kör şaşı bakmaya mı devam edelim bir ömür boyu. Hak bildiğimizi doğru bildiğimizi ailelerimizin ve milletin çektiğini boş mu verelim yani sürekli…” ifadelerine yer verdi.
KENDİSİNE YAPILANLARI ANLATTI
İlimizde yöneticilerin yetkilerini kişilere göre uygulamasını sert bir dille eleştiren Esen, özellikle Ak Partili Belediye yöneticilerinin vatandaşlara yönelik yaptığı zulme sessiz kalmadı. Esen, sosyal medya hesabında paylaştığı yazısında; “Şimdi Bolu'da iş yerinin yol girişi bile dört yıl boyunca açılmamış ama, ömrünün en güzel yıllarını tam beş seçim dönemi bu davaya adamış bir eski Merkez İlçe Başkanı, bir siyasetçi, hepsinden önemlisi bir vergi mükellefi, bir girişimci, evine ekmek getirme mücadelesi veren bir vatandaş düşünün. Aynı ilde yani Bolu'da giriş kolay olsun diye aynı yol üzerine kavşak yapılan, üst geçit yapılan, olmadı yan yol yapılan, olmadı trafik ışığı konularak iş yerleri için trafik durdurulan bir coğrafyada, Çaydurt’tan Kaynaşlı’ya kadar hem girişi hem çıkışı olan işyerlerinin bulunduğu bir coğrafyada, Kuruçay mahallesi girişinin ve aynı yerdeki iş yerinin giriş yolu için tüm müracaatları tüm mercilere, tüm yetkililere(Başkan, Başkan Yardımcısı, Bakan Yardımcısı, milletvekili vs.)defaatle yapmasına rağmen bir ilerleme sağlayamayan bir başkandan ziyade bir vatandaş düşünün. İstediği döner kavşak, yan yol, üst geçit, köprü, viyadük değil, sonradan trafik kuralları alt üst edilerek eşine rastlanılmayacak şekilde kazaya davetiye çıkarılırcasına yapılan üst geçit ve ayağıyla bir bakıma gölgelenmiş olan Kuruçay Mahallesi girişi ve aynı yerdeki iş yeri girişindeki bir karayolları trafik levhasının, hiçbir trafik kuralını etkilemeyeceği halde yirmi otuz metre geriye çekilmesini ne kadar uğraştıysa da kabul ettiremeyen ama ona işyeri ruhsatı verilen bu işyerinde vergilerini kirasını vs. bu şartlarda karşılamak zorunda olan bir vatandaş. Bolu'da sadece burası için kitabın orta yerinde yazıyor denilerek yüklü bir şekilde otopark bedeline mahkum edilen, bu alanda iş yapan, çok çok daha büyük olup da hatta bu alanda marka olupta hepsi piyasaya buradan sonra giren hiçbir işletmeye kitabın ortayerinde yazmadığı için olacak ki otopark bedeli uygulanmayan, bu konuda hatırı sayılır bir meblağ ile üzerine yük sarılan bir başkandan ziyade bir mükellef bir vatandaş ve onun işyerini düşünün” ifadelerine yer verdi.
KORKU İMPARATORLUĞUNA KARŞI DURDU
Oluşturulan korku imparatorluğunu eleştiren Adil Esen; “Dava adamı olabilmek için bizlerin ve bu milletin hep susması mı gerekiyor. Söyleyin bu ve bunun gibi şeyleri artık bir taraflarından yavaş yavaş anlatmaya başladığımızda bu dava gerçekten zarar mı görür, zarar mı görüyor. Bu dertlerimizi anlatırsak; Davadan ayrılmadık, görevden kaçmadık biz görevimizden istifa etmedik ettirildik biz dediğimizde kendi sayfamızda bizleri parti iradesine başkaldırı pozisyonuna düşürüp genel merkez nezdinde tamamen bitirmek için kendi sayfamızdaki bu sözü bile, genel merkezimize ulaştırabilmek hevesiyle Ak Parti karşıtı olan sözüm ona ulusal medyayla iş tutup, onlara(sözcü-gözcü-cumhuriyet)manşet yaptıranlar tarafından yine mi beklenmedik durumlara düşürülürüz yoksa. Yoksa işyerimiz mi kapatılır kimimizin. Kimimiz baskılarla işinden mi atılır yoksa, kimimiz başka yerlere mi sürülür, elinden ekmeği mi alınır yoksa, kimimiz uğruna bazen göz yumulan o koltuğumuz o makamımız gider diye hep susmaya mı, dilsiz olmaya mı, kör şaşı bakmaya mı devam edelim bir ömür boyu. Hak bildiğimizi doğru bildiğimizi ailelerimizin ve milletin çektiğini boş mu verelim yani sürekli..!!Bu ülkede hükümetimiz ekonomi yoluna girsin diye tüm girişimcilerin önünü açarken, hibe destek kredilerle ekonomiye can suyu verirken, vergi affı, vergi barışı, yapılandırma yaparken, işsizlikle mücadeleyi ilk sıralara alırken, hak hukuk adalet kavramlarıyla insanımızın yanında, esnafımızın yanında dimdik dururken bütün bunlara susmak, olsa olsa içimizde büyüttüğümüz korku imparatorluğuna bir tuğla koymak olmaz mı..!!Sahi şimdi bizim bütün bu anlattıklarımızla çektiklerimizin, adamına göre değişiklik gösteren o meşhur kitabın orta yerindeki anlamı, bu garip hayattaki manası neydi ve gerçekten mesele neydi o zaman...!!!” cümlelerini kullandı.








