Tuncay; ‘Yüreğinde samimiyet olan geniş bir aileyiz'

TÜRK Eğitim-Sen Bolu Şubesi Başkanı Mehmet Tuncay, sendika olarak yaptıkları çalışmalar hakkında açıklamalarda bulundu. Tuncay yaptığı açıklamada Türk Eğitim Sen’in yüreği devletine bağlı samimi eğitimcilerden oluşan geniş bir aile olduğunu söyledi. 

Öğretmenlik Meslek Kanunuyla ilgili yapılan değişiklik sonrası yürütmeyi durdurmak talebiyle Danıştay’a başvurduklarını belirten Mehmet Tuncay, kanun kapsamında sayılman görev süreleri sebebiyle birçok öğretmenin mağdur olduğunu ifade etti.  

Bu yıl 342 kişi TÜRK Eğitim Sen ailesine katıldı 

Erhan Bayram’ın Türk Eğitim-Sen Genel Başakan yardımcısı olduktan sonra görevi devralan Türk Eğitim Sen Bolu Şubesi Başkanı Mehmet Tuncay; “Erhan Başkanım Genel Başkan Yardımcısı olduktan sonra nasip oldu, bayrağı devraldık. Türk Eğitim-Sen olarak eğitim kolunda faaliyet gösteriyoruz. Faaliyet alanımızda 8 ilçemiz, üniversitemiz ve merkezimiz var. Sadece merkezde 118 tane kurumumuz var. Mayıs ayı mutabakat metnine göre Bolu’da toplam bin 266 üyemiz var. 2021 Mayıs ayı ile 2022 tarihleri arasında 342 yeni üye girişimiz oldu. Bizim işimiz sahada, alandayız. Ne kadar çok kurum ziyaret edebilirsek, arkadaşlarımızın bir sıkıntısıyla ilgilenebilirsek, o derecede mutlu oluyoruz. Çok şükür bugüne kadar bize ulaşıp da ‘sıkıntım var’ dediğinde ilgilenmediğimiz hiçbir üyemiz olmadı” cümlelerini kullandı.

“Sorunları nasıl çözebiliriz derdindeyiz”

Türk Eğitim-Sen Bolu Şube Başkanı Mehmet Tuncay, üyelerin sorunlarını çözmeye çalışırken devleti ve yöneticilerini yıpratacak, onların itibarlarına zarar verecek davranışlarda bulunmadıklarını vurgulayarak; “Bizim tarafımız devlet, niyetimiz üzüm yemek. Kesinlikle bizim burada Devletimizi, Devletimizi idare edenleri, o makamlarda oturanları küçük düşürme veya rant elde etme gibi bir gayemiz yok. Bizim öncelikli derdimiz üyemizin bir sıkıntısı olduğunda onu çözmek. Biz burada Milli Eğitim, Rektörlük, Valilik ve öğretmenler arasında bir köprüyüz. Tabi ki de üyeden tarafız. Rant elde etme derdinde olmadan, kurumları ve o kurumlardaki temsil makamında olan kişileri yıpratmadan, sorunları nasıl çözebiliriz derdindeyiz. Yapılan işin ardını düşünmek lazım. Sonuçta okullar, kurumlar bizim kurumlarımız. Çalışanlar, üyeler bizim insanımız ama orayı yönetenler de bizim insanımız, bu ülkenin insanları” şeklinde konuştu.

“Sınav tecrübeyi ölçmez, bilgiyi ölçer”

Öğretmenlik Meslek Kanunu’nun yıllardır söylenen ve her zaman beklenti içinde olunan bir konu olduğunu dile getiren Mehmet Tuncay; “Beklentilerimizi karşıladı mı? Karşılamadı. Şu anda Öğretmenlik Meslek Kanunu’nun tek olumlu yanının, Adaylık Kaldırma Sınavının kalkmış olması olarak görüyoruz. Diğer yandan, sınav şartı getirildi. Ben hiçbir öğretmen arkadaşımın ‘Uzman olayım, başöğretmen olayım da o unvanı kullanayım’ derdinde olduğunu düşünmüyorum. Burada da şöyle bir durum var. Sınav tecrübeyi ölçmez, bilgiyi ölçer. 15 yıllık, 20 yıllık bir öğretmenimizin tecrübesini ölçecek bir sınav yok. Biz de sendika genel merkezimiz ve tüm şubelerimiz olarak dedik ki; sınav olmasın, 10 yılını dolduran uzman öğretmen olsun, 20 yılını dolduran başöğretmen olsun. Fakat daha önce de bu meslek kanunu hazırlanmadan aşağı yukarı 3-4 sayfa bir görüş belirttik ve dikkate alınmadı. Meclisten geçti. Milli Eğitim Bakanlığı tarafından kanuna uygun yönetmelik yayınlandı. Haliyle yönetmelik kanuna uygun olması lazım. Tüzel kişiliğimiz açısından doğrudan Anayasa Mahkemesi’ne dava açamıyoruz. Ama yönetmelikle alakalı, mağduriyet oluşturabilecek ilgili maddeler hakkında yürütmenin durdurulması için Danıştay’a başvurumuzu yaptık. Bundan da ümitliyiz” ifadelerini kullandı.

Yorum yazın

UYARI : Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.
21HAZ2022